Şehr-i Mülayim
Bir gelinin bohçasında geldin,
Öyle narin, öyle ince, öyle saf.
Al yeşil donandı bu bahçeler,
Ne gecedir bu ne bitmez zifaf.
Bu çorak bahçeye bir gül oldun,
Bir güle bin bülbül etti tavaf.
Ne altında ne üstünde cennet,
Öyle ki yerin gülşen-i araf.
Desem ki sana "Sen şehr-i yarsın."
Bağdat’tan gelir cevap “El insaf!”
