15 Ekim 2009
Ne Yazsam
Ne Yazsam
Ne yazsam başımı belaya sokuyor. (Bala: İmtihan, deneme)
Ne yazsam birinin bam teline rast geliyor.
Ne yazsam arkasında bir bit yeniği var sanılıyor, hâlbuki ben, o kadar zeki biri değilim.
Ne yazsam satır satır taranıyor. (Ciddiyim.)
Ne yazsam biri, kendine yazılmış gibi kabul ediyor.
Ne yazsam, hele yazı yazmak canım çekmediği zamanlarda, batıcı şeyler yazmış oluyorum. Böyle olsun istemiyorum.
Ne yazsam yazmış olmak kesmiyor, dahası da olsun istiyorum, kenarlarına şerhler düşmek istiyorum ama şerh geleneği kalkalı asır oldu ve artık hiç kimse o kadar anlayışsız değil!
Ne yazsam beni bunaltıyor. Kışın ortasında yazdığım ancak şimdi terletiyor. Ne illet bir durum.
Ne yazsam dostum azalıyor. Amiri, memuru, bakkalı çakkalı, siyasisi siyasetsizi bozuluyor. Şu yazıda şeytan tüyü var.
Ne yazsam bir şeye benzemiyor aslında, bir tek okuyucum var ve o da okurken “Okuyor!”
Ne yazsam da yazsam, diye kıvrananlara özeniyorum!
Ne yazsam birilerini övemiyorum. İleri boyutlarına yalakalık denilse de illa birini öven yazılar yazmalıyım. Zaten yazı iki sebepten mi yazılır mıymış neymiş: Biri sövmek, biri övmek için! Vallahi yalan, benimki kurmacadan ibaret.
Ne yazsam içime sinmiyor. Ne mi yapıyorum, hemen gazeteye veriyorum. (Dışıma atıyorum yani! Ohoo, işimiz var, esprileri anlamıyorsunuz ki!)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
