05 Haziran 2012

GÜLE VARAN KARANLIK


GÜLE VARAN KARANLIK
Osman Said DEMİRYILMAZ
Güneydoğunun ücra köylerinden birinde bir küçük mekân içindeydi ve her yer bir anda karamıştı. Gece, kış ve gönlüne doğan hisler gibi kapkaranlık. Nedensiz bir hüznün ifadesi…

Bembeyaz karlar bile artık yağmaz olmuş! Ama sıcak insanların sıcak memleketiymiş bir başka deyişle çalıştığı bu yer. Sadece kışları başıboş esen rüzgarlar uğrarsa üşürmüş sıcak dostluklar, o da bir evden bir eve gelene kadar. Kaçak elektrik ile ısınan elektrik sobaları, meşe dolu olduğu için gümbürdeyen sobalarla birlikte yanınca sıcak dostluklar taş binaların içinde bozulmazmış kış olsa bile… Tabi yakın zamanda yakacak meşe kalırsa… Beklide bu geleneksel sıcaklığın neticesiydi bu karanlık!

Bir yılbaşı gecesi, bir taş bina… Adına “lojman” diyorlar resmi dilimizde… Televizyon, radyo, bilgisayar hepsi var ama elektrik yok! Vardı birkaç saate

01 Haziran 2012

KUR’AN KENDİSİ HAKKINDA NE DİYOR?


KUR’AN KENDİSİ HAKKINDA NE DİYOR?
Arapça olarak indirilmiştir

Bu, Arapça bir Kur'an olarak, âyetleri bilen bir kavim için ayırt edilip açıklanmış bir kitaptır. (FUSSİLET/3)

Ve işte biz o Kur'ân'ı Arapça bir hüküm olarak indirdik. Yemin olsun ki, eğer sen, sana vahiyle gelen bu bilgiden sonra onların keyiflerine uyacak olursan, sana Allah'dan ne bir dost vardır, ne de bir koruyucu. (RA'D/37)

Muhakkak ki, biz onu anlayasınız diye Arapça bir kitap olarak indirdik. (YUSUF/2)

-

Gönderilişinin bir çok hikmeti vardır

De ki: "Şahitlik yönünden hangi şey daha büyüktür?". De ki: "Allah, benimle sizin aranızda şahittir ve bana bu Kur'ân vahyolundu ki, onunla hem sizi, hem de sizden sonra kendisine

30 Mayıs 2012

TARİH SAYFALARINDA SEN













TARİH SAYFALARINDA SEN
Mesut Sütçü
Seni anlatmak sancısı tuttu
Tarih kitabını alıp bir sayfa çevirdim
Kavimler göçü çıktı önce
Yerimi yurdumu terk edip
Buralara gelişimi anımsadım
Başka bir coğrafyada seni buluşumu
Sonra Roma gibi ikiye bölünüşümü
Bir taraftan seni isteyip
Bir yandan da istemeyişimi
Ve alev alev tükenişimi

Başka bir

29 Mayıs 2012

TEMTAŞ BİLGİLENDİRMESİ

TEMTAŞ BİLGİLENDİRMESİ
28 Mayıs 2012'de Temtaş'ın Genel Kurul Toplantısı vardı. Toplantı nisab miktarı yüzünden sanırım ertelendi. Sonrasında Temtaş Yönetim Kurulu Başkanı Hüsnü Ordu salonda bulunanlara bir açıklama yaptı. Toplantı yaklaşık iki saat sürdü. Şirketin avukatı Nihat Cuhruk'un da hazır bulunduğu toplantıda tahkim davası ile ilgili bilgiler verildi. Davanın süreci ve niçin kaybedildiği, ortağımız Alorko'nun niçin ayrıldığı anlatıldı. Daha önce iddilarını yayınladığımız Ömer Lütfi Diler de toplantıdaydı ve iddialarından bir kısmını orada da dile getirmeye çalıştı. İddialara cevap verilmeye çalışıldı ancak zaman sertleşen ortam yüzünden iki taraf da tam olarak anlaşamadı. Toplantı sonuna doğru ortam iyice gerildiği için toplantı sona erdi. Temtaş aleyhine Ömer Lütfi Diler'in açmış olduğu iki davadan ve bu davada geçen iddialardan da

28 Mayıs 2012

UÇURTMA

Foto: M.U.
UÇURTMA
Mesut Sütçü
Göğe yükseliyorum küçük ellerin tuttuğu ince bir ipin yoldaşlığında. Gökyüzü öpüyor yanaklarımdan ve maviye boyanıyor yüzüm. Benimle dans ede ede peşimde olan rengarenk kuyruğum var bir de. Rüzgar ikimizi de buyur ediyor tatlı dokunuşlarıyla. Çocuk gülücüklerle bakıyor bana, sanki benim aldığım keyfi yaşıyor. Zıplaya zıplaya koşuyor çayırları. Belki de aynı sözcük giriyor soluk borumuzdan ciğerlerimize ve göğsümüzü havayla doldurup yeniden çıkarıyoruz: “Özgürüm!”

Gökyüzü benim. Ben gökyüzündeyim. Çocuğun yüzündeyim. Ağaçlar selamlıyor, kuşlar “merhaba” diyor yanıma gelip. O kuşlar çocuğun da kalbinde uçuyor mudur diye soruyorum. Aramızdaki ip bizi nasıl bağlıyor. Kendimi esir değil azat hissediyorum ipe rağmen. Mevlana’nın kitabı sesleniyor bana: “İp uçurtmanın özgürlüğünü gölgelemez.” Bir kuş fısıldıyor bunu kulağıma Mesnevi’den ve bir diğeri devam ediyor: “Uçurtmalar, rüzgar gücü ile değil; o güce karşı koydu

İZAYDAŞ GEZİSİ VE TEHLİKELİ ATIK MESELESİ



İZAYDAŞ GEZİSİ VE TEHLİKELİ ATIK MESELESİ
Mustafa Uysal
Biliyorsunuz ilçemizde kurulması planlanan bir tesis var. MSG Enerji, Tehlikeli Atık Yakma Tesisi planlıyor Çobanköy yanında. Bu tesisle ilgili pek çok şey konuşuldu, tartışıldı hatta kavgası devam ediyor. Ne olduğunu zaten görüyorsunuz gerisini yazmaya gerek yok. Kimi muhalif kimi taraftar ve çok büyük bir kısım güya tarafsız.
Bu konuda ben de bir şeyler söyledim bu yüzden kendimi sorumlu hissediyorum. O yüzden gazeteden böyle bir araştırma gezisi fikri geldiğinde hemen kabul ettim. Nihayetinde biz, Hali Oral, Alibey Aydın sürekli köyleri gezip bazı şeyleri not ediyor bir yerde raporluyorduk. 16 Mayıs 2012 günü bize iki de muhtarımız katıldı; Dedeler Mahallesi Muhtarı Yavuz Turan ve Durak Mahallesi Muhtarı Bilal Çırak. Yani İzaydaş’tan kimse bizi davet etmedi, MESS’ten kimse bizi oraya götürmedi. İkna edilmek için gitmedik.
O gün sabah erken saatlerde yola çıktık ve güzel bir yolculuktan sonra İzmit’e vardık. Sizce böyle mi olmuştur? Hayır, öncesinde

21 Mayıs 2012

Her Kişi Niyetine

Her Kişi Niyetine
Mesut Sütçü
Gittikçe körleşiyor kalp gözlerimiz. Vicdanımızın sesi mi kısık yoksa biz mi ağır bir sağırlık yaşıyoruz? Ama vicdanı duymadığımız ve akıl baliğ olduğundan beri besleyip büyüttüğümüz hırsımızla doymadığımız kesin. Gözyaşları akıtmıyor muyuz? Elbette. Fakat tuzsuz gözyaşları yüreği gerçekten yakabilir mi? Yakmıyor. Yazık ki ateşin düştüğü yerden başka yere hükmü olmuyor. Vicdanlarımızı kaybettik sosyal kargaşaların birinde hükümsüzdür diyor ilan veriyoruz gazetelerin iç sayfalarına vicdanımız için. Ama ilgi görmüyor bir ailenin başına gelen “inanılmaz” olaylar kadar. Zaten bu aralar neye şaşırsak, neye kızsak, neyi beğensek, neye sevinsek ya da üzülsek “inanılmaz” diyoruz. İnanmıyoruz ve inanmalarını istemiyoruz duyguların

18 Mayıs 2012

Temtaş Hakkında Sarsıcı İddialar

Ömer Lütfi Diler 17 Mayıs 2012 günü yerel basının tamamının bulunduğu bir ortamda basın açıklaması yaptı. Bu açıklamayı hangi sebeplerle yaptığını açıklayarak söze başlayan Diler, yanında getirdiği 3.7 kg. belge ile kameraların karşısına geçti. Temtaş'ın ilk kuruluşundan bu yana gelişmeleri aktaran Diler, yabana atılamayak iddialar öne sürdü. Pek çok gelişmenin hissedarlardan gizlendiğini ve hiçbir açıklama yapılma gereği bile duyulmadığını, genel kurulların bile hissedarlardan uzak yapıldığını söyledi. Geniş açıklamasından çarpıcı başlıkları aşağıda verdik. Açıklamayı aşağıdaki videolardan izleyebilirsiniz.
Temtaş Kurucular Kurulundan Ömer Lütfi Diler'in Basın Açıklamasından başlıklar ve video:

Tunçkül'den kimler maaş alıyor? Sonradan kimler yönetime alındı?
Yeni iş teklifi ve fizilibilite ile gelindiğinde kasadaki paralar neredeydi?

15 Mayıs 2012

AMA DEĞMEZ


AMA DEĞMEZ

Mustafa Uysal
Susturucuyu icat eden adamın derdi neydi acaba?
Neydi derdi ses ile?
Sinsi bir sessizlik…
Sesten korkanın sonu sessizliğin sinsiliğidir.
Bu sinsiliğe bilerek sığınmadıysa insan bilmeyerek düştüğü çukurun kenarında kimlerin olduğuna baksın.

Susturulmuş bir silah tehlikeli işler yapacaktır ve ardında kolay kolay kimsenin süremeyeceği bir iz bırakmak istiyordur.

Susturulmuş bir egzoz, lastik izlerini de silen bir takipçinin refakatindedir.

İnsan neden susar?
Kusmak için.
Çünkü kusacak yerde konuşmaya devam etmez insan. Midesi bulanan insan konuşmaz. Konuşmaz, göremez, duyamaz, tutamaz, yürüyemez ve sevemez…
Terler, susar, bakar ve daha ne kadar vakit olduğunu anlamaya çalışır.
Artık etrafıyla bağı kopmuştur. Sadece midesinin tepkisini dinler. Boş bakışlarını görmezsiniz zira

05 Mayıs 2012

Sevilmemiş Bir Kalb Şiir Klibi

Yazarımız İsmail Fazıl Atabay'ın Sevilmemiş Bir Kalb isimli şiirine çektiğimiz klip.
SEVİLMEMİŞ BİR KALB
Müzik: E.M.
Ayyıldız Pastanesi'ne ve Reşat Zeytinoğlu'na özel teşekkür ediyorum.

Set Ekibi:
Ahmet Durdu
Ali Çetin
Fuat Sakarya
Alper Akçın
Ses kayıt ve mix: Ali Özay
Şiir: İsmail Fazıl Atabay
Okuyan: İsmail Fazıl Atabay
Kamera arkası fotoğraflar...
A.U. Her eserde senden bir iz...

30 Nisan 2012

ZEHİRLİ ATIK TESİSİ VE YAŞANANLAR



ZEHİRLİ ATIK TESİSİ VE YAŞANANLAR
Mustafa Göktekin

İnsanlar bulunduğumuz konum ve kurum vesilesi ile önümüze geçip; Tavşanlı’mızın Çobanköy beldesindeki kurulması istenilen Zehirli Katı Atık Tesisinin kurulmasını isteyip istemediğimi/mizi, karşı olup olmadığımı/mızı soruyorlar.
Ben ve arkadaşlarım bu zehirli atık tesisinin öncelikle elektrik üreten ve sadece katı atık yakan bir tesis olduğunu biliyorduk ve üret...ilen elektriğin Organize Sanayi Sitemizde kullanabileceğimizi bile düşündük. O günün şartlarında 500 kişinin çalışacağı bir iş yeri olacaktı ve bölgemiz için hatırı sayılır bir istihdam temin edecek diye biliyorduk.
Hatta bizler ve şahsım olarak bunu çok yerde ve çok kez göğsümüz kabararak anlattık ve halkımıza insanımıza bilgi verdik. Fakat son iki aylık süreç içinde ise bu tesisin Ülkemizde kurulacak 5 atık tesisinden birisi olduğunu öğrendik.
Halkın içinde bu tesisin taraftarı olan hiç kimseyi ne duydum nede gördüm.Ancak sanki millet iki üç parçaya bölünmüş ve isteyenler ve istemeyenler diye ayrışıyor gibi.Halbuki kime sorsanız DEVAMINI OKUMAK İÇİN


25 Nisan 2012

Adımlar ve Yollar

Adımlar ve Yollar
Mesut Sütçü

Önce yazdıklarını silmelisin... Yeniden başlamak gereği hissettiriyorsa zaman, en önce gönül dolusu söylediğin sözcükleri silmeli ve yeni bir hikâyeye başlamalısın... Çünkü bazen kelimeler kaçar senden. Kalem düşmeli ve artık düşünmelidir.

Her yolculuk biraz yorar ve biraz yıpratır insanı. Bazen bacaklar mecalsiz kalır. Omuzlarda eskiyen ve omuzları eskiten yüklerden kurtulmanın zamanıdır. Zira önünde durduğun, bir yol ayrımıdır. İşte tam yürümeye başlayan bir çocuk gibisin. Bütün mesele ilk adımda... Biraz telaş, biraz korku, biraz coşku... Yer çekimi kanununa uyma çabası bütün bu gayretler. "İki ayak üstünde durmak" düsturunun gereği ve çılgınca bir denge kavgası. Sonrasında ise ayaklarının üstünde durabilmek için her şey... Bu bir başlangıç... Bu bir merhaba... Bu bir zafer...

Her yol aynıdır ama aynı yollarda yepyeni yolculuklar yapmak her zaman mümkündür. Her yeni yolculuk yürümeye

24 Nisan 2012

50 BİN GÜZEL İNSAN YA DA 50 BİN “SIFIR”

50 BİN GÜZEL İNSAN YA DA 50 BİN “SIFIR”
Mustafa Uysal
Bir insan YGS denilen sınavdan SIFIR almak için ne yapmalıdır?

Bunun birçok ihtimali vardır herhalde. Benim aklıma gelen sallama yöntemi. Bütün soruları kafadan işaretler çıkarsınız ve yanlışlar doğruları götürünce gittikleri yere geriye sıfır kalır hatta eksilere bile düşer ama bizim ÖSYM insaflı olduğu için sıfırın altında puan takdir etmez.

Liseden yeni mezun olmuş bir genç niçin böyle bir şey yapar hiç düşündünüz mü?
İnsan sevmediği bir şeyi yapmaya zorlandığında ne yapar peki?
İşte böyle, söver gibi işaretleme yapar. Haberler 50 bin kişinin SIFIR aldığını söyleyedursun ben onların, yüzümüze karşı sövdüklerini biliyorum. Her boşluğu söverek işaretlemişlerdir… Alın size