24 Nisan 2012

50 BİN GÜZEL İNSAN YA DA 50 BİN “SIFIR”

50 BİN GÜZEL İNSAN YA DA 50 BİN “SIFIR”
Mustafa Uysal
Bir insan YGS denilen sınavdan SIFIR almak için ne yapmalıdır?

Bunun birçok ihtimali vardır herhalde. Benim aklıma gelen sallama yöntemi. Bütün soruları kafadan işaretler çıkarsınız ve yanlışlar doğruları götürünce gittikleri yere geriye sıfır kalır hatta eksilere bile düşer ama bizim ÖSYM insaflı olduğu için sıfırın altında puan takdir etmez.

Liseden yeni mezun olmuş bir genç niçin böyle bir şey yapar hiç düşündünüz mü?
İnsan sevmediği bir şeyi yapmaya zorlandığında ne yapar peki?
İşte böyle, söver gibi işaretleme yapar. Haberler 50 bin kişinin SIFIR aldığını söyleyedursun ben onların, yüzümüze karşı sövdüklerini biliyorum. Her boşluğu söverek işaretlemişlerdir… Alın size

19 Nisan 2012

ILIMLI PARONAYA VE MERHAMET



ILIMLI PARONAYA VE MERHAMET
Mustafa Uysal
Paranoyak olarak tanımlayamam kendimi ama “Tedbir gibi akıl yoktur.” Derim. Tedbir ile paranoya birbirine girmemelidir. Günümüz insanına bunu anlatmak çok zor. Bunu anlatmakla uğraşmak yerine Frenk bozması bir tamlama yapayım gitsin istedim: Evet, ılımlı paranoyak sayılabilirim, belki.

Paranoya, kuşku, sanrı, güvensizlikle beslenirken; tedbir, oluşabilecek gelişmelerin önünü rasyonel bir şekilde almaktır. İkisi arasında dağlar kadar fark var. Birisi Batı kökenli hastalıkken diğeri Doğu kökenli sağlıklı aklın ürünüdür. Biz, arada kalmış zavallılar olarak ancak ılımlı paranoyaya sığınıyoruz demek.

Paranoyanın merhameti yoktur. Bütün namluların sizi gösterdiğini düşündüğünüz bir anda merhamete ihtiyaç duymazsınız zaten. Tedbirin içinde merhamet de vardır. Tedbir önce oluşabilecek menfiliğin failine

13 Nisan 2012

Ne Güzel Bir Rüya Klip

Ahmet Uluçay Ağabeyime saygılarımla...
İsmail Fazıl Atabay'ın "Ne Güzel Bir Rüya / İstanbul" adlı şiirine çektiğimiz klip...
Yapımda emeği geçen Alper Akçin, Ahmet Durdu, Mustafa Kara'ya teşekkürlerimizle.
Şiir: İsmail Fazıl Atabay
Seslendiren: İsmail Fazıl Atabay
Müzik: M. L.
Yapım: www.edebya.com

Klip çekimlerinin kamera arkası fotoğrafları şu linkte: Kamera arkası fotoğraflar

10 Nisan 2012

Kaymakam Beyden Açıklama

6 Nisan 2012 Cuma günü Tavşanlı'da bulunan sivil toplum kuruluşlarının Tehlikeli Atık Yakma Tesisi ile ilgili açıklaması üzerine Tavşanlı Kaymakamı Sayın Numan Hatipoğlu sosyal paylaşım sitesi Twetter'da bir açıklama yayınladı. Açıklama şöyle: "Aslında Mess konusu ile ilgili bir şey yazmayacaktım ama bir hususu belirterek duruşumun yeniden kamuoyu tarafından algılanmasını istiyorum. İdare her durumda kaynağını anayasa ve kanunların vermiş olduğu yetkileri kullanır. Secilmis veya atanmis kimse bu yetkisinin dısına çıkamaz. Dolayısı ile Tavşanlı'da kaymakam olarak yetki ve sorumluluklarım gayet açıktır. Bunun dısına çıkmam mümkün değildir. Söz konusu tesisin etkilerinin kamuoyunda sağlıklı bir sekilde tartışılması en büyük dilegimdir. Atanmış bir kamu görevlisi olarak

07 Nisan 2012

ÇOBAN ÇEŞMESİ: YÜREĞİN KALAYI

YÜREĞİN KALAYI



Halil Oral/Tavşanlı            
Yıldız böceği derdik gece koyusunda ışık saçan böceğe. Zifiri karanlıkta verdiği ışıkla varlığından haberdar eder hep insanı.  Hareketsiz duran ışığa belli belirsiz korkuyla ilişir gözünüz.
Belki o da sizden korkar. Korkar ki, yaklaştığınızda söndürüverir ışığını da, dikilip kalırsınız öylece. Kırda ya da ormanda gece gezintisi yapanlar buna mutlaka rastlamıştır.  “Yıldız Böceği”  gecelerde ve sessiz ortamda ışık verirken, akşam vakitlerinin bir de ilginç bitkisi vardır.  Bunun adı da “Akşam Çiçeği”dir. Akşamın alacasında salar kokusunu.  Mevcut parfüm çeşitlerinde onun gibisini bulmak gerçekten zordur.  Onun saldığı doğal kokunun etkisinde kalırsınız bir vakit. Gündüz vakitlerinde üstüne basıp geçtiğiniz bitkiler içinde ayırt etmeniz gerçekten zordur. Kendi başına öylesine... DEVAMINI OKUYUNUZ.

TAVŞANLI SİVİL İNSİYATİF GRUBU MESS AÇIKLAMASI

TAVŞANLI SİVİL İNSİYATİF GRUBU
Katılan Sivil Toplum Kuruluşları: Tavşanlı Hayırlı Hizmetler Vakfı, Eğitim-Bir-Sen, Beyaz Ay, İhh, Kızılay, Dost Kalpler Derneği, Ensar Vakfı, Saadet Partisi, Has Parti, Tavşanlı Din Görevlileri Derneği, Tavihmed, Taçek, Tavşanlı Duyarlı Gençler Topluluğu, Tema, Enderun Eği. Kül. Der.




Biz, Tavşanlı’da bulunan sivil toplum örgütleri olarak bizi bekleyen bilinmezden rahatsızız. Bu belirsizlik Çobanköy yakınında kurulması planlanan MSG Tehlikeli Atık Yakma Tesisidir. Bu tesisle ilgili toplumumuzun tam bir belirsizlik içinde olduğunu görüyoruz. Kurulması planlanan tesisle ilgili bir korku hakim. Bu hakim korku kiminde gelecek kaygısı şeklindeyken kiminde konuşursam ne olur şeklinde. Tavşanlı’da bulunan idari yapının tamamının kurulması planlanan tesisin yanında görünmesi yahut bir şekilde bunun hissettirilmiş olması kaygıları daha da artırmıştır. Bu belirsizliğin giderilmesi için çok şeyin yapılması gerekirken sanki sessizlik yemini edilmiş gibi herkes susuyor. Birkaç küçük çaplı girişimden başka bir girişim olmadı. Bu girişimler sonucu toplumun binde biri bile bilgilenemedi. Tavşanlı’nın hatta Kütahya’nın ve ülkemizin bile geleceğini olumlu olumsuz etkileyecek olan böyle olağanüstü bir tesis kurulum aşamasına geliyor ama biz Tavşanlı toplumu en son aşamasında haberdar oluyoruz. Bu bilgi kıskançlığının uyandırdığı derin

06 Nisan 2012

Ada Tavşanlı 30 Mart 2012



Martın sonunda Ahmet Durdu ile küçük bir gezi yaptık Ada'da. Fotoğraf ve video çekimi yaptık. Sizinle güzel bir anı olarak paylaşmak istedim. Umarız yeni projeler hızla hayat bulur ve eski güzel, hareketli günlerine döner.

02 Nisan 2012

ÇOBAN ÇEŞMESİ: DİK VE EĞİK

ÇOBAN ÇEŞMESİ: DİK VE EĞİK: Halil Oral

İlkokula başladığım günleri bugün gibi hatırlarım. Parmaklarım arasında zar zor sıkıştırıp tuttuğum tahta yapılı kurşun kalem, oldukça büyük görünürdü. Gözümü bile koruduğum olurdu kalemden.  İşaret ve orta parmağın birbirine bakan yüzlerinde kalemi sıkıştırmaktan ezilmeler oluşmuştu. Kalemi sıkmasam, doğru çizgilerin bile eğrilmesinden korkardım.
İlk çizgi çalışmalarına doğrularla
başlamıştık. Doğruları eğriler... DEVAMI LİNKTE.

28 Mart 2012

GELECEĞİMİZ TEHLİKELİ YANIK OLMASIN


GELECEĞİMİZ TEHLİKELİ YANIK OLMASIN
Mustafa Uysal
Başımızda bir hâl var.
Çobanköy’de kurulması planlanan TEHLİKELİ ATIK YAKMA TESİSİ kalbimizi karartı. Öyle şeyler duyuyoruz ki endişelenmemek elde değil. Bilim adamı falan değilim ama biraz araştırınca endişelenmem için sebepler olduğunu fark ettim. Açıkça söylüyorum geleceğimden endişe ediyorum.
Endişelerim, yapılması planlanan tesisin teknik kısmıyla biraz ilgili olsa da asıl endişemin kaynağı ülkemin içinde bulunduğu durum. Böyle bir tesisin kuruluş yeri olarak 2009 yılında MESS yöneticisi ile yapılan röportajda Yenişehir olduğunu gördüm. Yenişehir’in bu tesise ne kadar da çok uygun olduğunu anlatmış uzun uzun. (http://tinypaste.com/dd28052c) Cavit Vardarlılar MSG Enerji Genel Müdürü anlatmış epey. Okursanız görürsünüz. Yenişehir ne de uygunmuş bu tesis için!
Neden Tavşanlı’ya yapıyorsunuz güzel kardeşim o zaman? Neden Yenişehir istemedi bu tesisi ve ne kadar kolay vazgeçtiniz? Hangi güç sizi oradan vazgeçirdi? Hani çok güçlü bir kuruluştunuz? Ne oldu?
Sonrası var…
Bu tesisin yakması gereken saatlik miktarlar, yakması gereken maddeler, yakması gereken süreler, filtrelerinin yenilenmesi ve kullanılması işlemleri ve en önemlisi

16 Mart 2012

HHV Tanıtım Filmi

Tavşanlı'da hizmetleriyle dikkat çeken Hayırlı Hizmetler Vakfı'nın tanıtım filmi.


14 Mart 2012

Ahmet Öztürk'ün Kitabı

Ahmet Öztürk'ün Kitabı
Tavşanlı'da Ressam Abdullah Taktak İlköğretim Okulu öğretmen ve öğrencileri "Mazinin Sesini Duymak" adlı bir kitap hazırladılar. Çalışmalarına yaklaşık 3 yıl önce başlanıldığı öğrenilen kitap basılarak piyasaya sürüldü. Ressam Abdullah Taktak İlköğretim Okulu Sosyal Bilgiler öğretmeni Ahmet Öztürk kitap hakkında bilgiler verdi. 
Öğretmen ve öğrencilerle kitabı konuştuk. 



AHMET OZTÜRK MAZININ SESINI DUYMAK ile Mustafa_Uysal

08 Mart 2012

ÇOBAN ÇEŞMESİ: KIŞLAR MASALDI

ÇOBAN ÇEŞMESİ: KIŞLAR MASALDI: Dedem(Allah rahmet eylesin) Halil Oral/Tavşanlı Sessizce girerdik yazdan kışlara. Geçişlerin acısını bilirdik de bildirmezdik....

ÇOBAN ÇEŞMESİ: İNSAN FANİDİR! KÜLTÜR?

ÇOBAN ÇEŞMESİ: İNSAN FANİDİR! KÜLTÜR?: Halil Oral/Tavşanlı Maddenin ruhla birleştiği varlıktır insan. Duyguyla donatılmış, faziletli,  yanı sıra fanidir de. Taşıdığı yükü ...

07 Mart 2012

TAVŞANLI FUTBOLU BAŞKADIR

TAVŞANLI FUTBOLU BAŞKADIR
Mustafa Uysal

Şimdi yani, ne olacak bu takımın hali?
Tuhaf bir istikrar tutturdu gidiyor. Olumsuz bir istikrardan söz ediyoruz.
Sokakta oynasa kaldırımda destekleyecek olanlar bile artık yanına yöresine yaklaşmıyor.

Türk futbolu şöyledir: Yenilirseniz yenilenirsiniz. İlk teknik direktör gönderilir, yenisi gelir. Yine olmazsa “Yönetim istifa.” falan denir. Sonra birkaç futbolcu alınır satılır. Sonra yine birkaç futbolcu alınır satılır. Daha neler alınıp satılabilir takımın kazanması için bilmiyorum.

Ha, bu arada spor yazarı falan değilim, haddimi aşarak diğer insanların aksine yazılı düşünüyorum.

Takım kötü gidiyor, denilir mi denilmez mi bilemiyorum teknik açıdan ama tribündeki biri olarak kötü gittiğini görüyorum. Şimdi böyle söylersem taraftar mı kızar, futbolcular mı kızar, fanatikler mi kızar, şeref tribünündeki ağalar mı kızar kestirmek zor. En önemlisi devlet bana kızar. Sonuçta devletin anlı şanlı kurumunun takımı. Yediden iki çıkınca beş kalmıyor.

En önemli sorunlardan birisi de şu: Bu takımın gerçek taraftarı kimdir ve aslında kim olmalıdır? Bana ne kim olursa olur. Öyle değil tabi. Aklımız bir karış havada düşündüğümüz zaman Tavşanlı’da yaşıyorsak

06 Mart 2012

NURSAN KABLO DONANIMLARI RÖPORTAJI


TAVŞANLI’DA BİR FABRİKA
NURSAN KABLO DONANIMLARI
Şubat 2012
Fabrika Direktörü M. Güven Dalkılıç sorularımızı cevapladı. 
(Bu röportaj ve bu sitede yer alan röportajların çoğunluğu TTSO Kıvılcım Dergisi için yapılmıştır ve dergide yayınlanmıştır.)
Mustafa Uysal: Sizi tanıyarak başlayalım.
M.Güven Dalkılıç: İstanbul doğumluyum, Mecidiyeköy’de büyüdüm.  Orta ve Lise öğrenimimi Galatasaray Lisesinde tamamladım. Yüksek öğrenimimi Boğaziçi Üniversitesi Makine Mühendisliği bölümünde bitirdim,  sonra da İstanbul Üniversitesi İşletme İktisadında Uluslar arası işletmecilik okudum. Meslekte ilk on yıl Otokar’da çalıştım. Koç Gurubunun Zırhlı araçlar, Land Rover askeri araçları, Minibüs ve Otobüs üreten kuruluşudur. Sonra dokuz yıl Bureau Veritas kalite sistem belgelendirme şirketinde çalıştım. Bu firmada denetçi, otomotiv denetçisi, eğitmen, eğitim müdürü ve otomotiv sektör sorumlusu görevlerini üstlendim. Nursanlar Grubunda da bu beşinci senem. 2008 yılında başladım, dört senem doldu bu beşinci yılım. Burada da önce Ar-Ge -Kalite direktörü sonra Operasyon direktörü şimdi de Nursan Kablo Donanımları Tavşanlı Fabrikası Fabrika Direktörü olarak çalışıyorum.

M.U.: Bize Nursan Holding’ten bahsedebilir misiniz, nedir, ne işler yapar?

11 Şubat 2012

MOBESE'de İlk Adım Atıldı

MOBESE'de İlk Adım Atıldı
Mustafa Uysal
Mobese için bir araya gelen yetkililer bu konuda ilk adımı attılar. Belediye Başkanı Mustafa Güler bu işe Belediyenin 200 Bin lira ayırdığını söyledi. Toplam maliyetin 470 Bin lira olduğu düşünülürse muhakkak bu konuda sivil toplum kuruluşlarının ve diğer gönüllülerin de katkıda bulunması gerekiyor. Şu an maliyetin yüzde 40'ı neredeyse karşılandı. Lütfen buna duyarsız kalmayın. Kaymakamlık, belediye gibi kurumlardan bilgi alın ve katkınız olabilecekse belirtin. Şimdi icraat zamanı, duyarlılığınız asıl şimdi belli olacaktır.

Fotoğrafı büyütmek için üstüne tıklayınız.



 Tavşanlı Daha Güvenli Olacak

08 Şubat 2012

ÇOBAN ÇEŞMESİ: ONLU SAYMA VE EBELİK

ÇOBAN ÇEŞMESİ: ONLU SAYMA VE EBELİK
Halil Oral/Tavşanlı
Rakamları görmüştüm de üzerinde bu kadar kafa yormamıştım aslında. Neticede azlık veya çokluğu ifade edip geçerlerdi gözümde. Azlık veya çokluğun gerçek olması can acıttığı gibi, mutlu eden, sevindiren tarafı da vardır. Bu duruma, bakışa, ya da azlık veya çokluktan umduklarımıza göre değiştiğini biliriz elbette. İnsanın umudu sınırsız olabilir. Rakamlar da sonsuzdur. Sonsuzluk iyi midir? Hangi değerin sonsuzluğu fenalığa ya da iyiliğe işarettir? Bunu da başkaları bana açıklasın.
İlkokul yıllarımda en kolayıma beşerli ve onarlı saymak gelirdi. Tekli sayıdan başlayıp ikişerli üçerli saymanın bir yerinde mutlaka takılırdım. Bu yüzden oyunlarda ebe olduğumda beşerli ya da onarlı saymayı tercih ederdim. Dilim hiç sürçmezdi nedense.YAZININ DEVAMINI OKU

06 Şubat 2012

ÇOBAN ÇEŞMESİ: FERHAT’IN KAZMASI VE KURTULUŞ

ÇOBAN ÇEŞMESİ: FERHAT’IN KAZMASI VE KURTULUŞ: Halil Oral
Kurtuluş günü kutlamalarında çoğu insan kent meydanlarında hop oturup hop kalkarken, çocukluk yıllarımdaki ülkemin kıt imkânları aklıma gelir hep. Zorunlu durumlarda şehirden köyüme çamurlu toprak yolları yara yara gelen jeepleri hayranlık ve şaşkınlık içinde izleyişim gözlerime mum gibi dikilir. Şimdi düşünürüm de, kim nasıl icat etmişti o araçları? Hatta benim yaşımdakilerden çoğunun çocukluğu bir otomobil, bir uçak, bir elektrik lambası, bir radyo bile görmeden geçmiştir. Hatta YAZININ DEVAMINI OKU

MOBESE: 7 TAVŞANLI: 0


MOBESE: 7 TAVŞANLI: 0
Mustafa Uysal
Mobese kameraları ne işe yarar?

Ne demek Mobese, bilginiz var mı?

Bir alıntı yapalım: “Mobese kelimesi; Mobil Elektronik Sistem Entegrasyonu kelimelerinin baş harflerinin kullanımıyla oluşturulmuş bir kelimedir. Güvenlik kameralarıyla oluşturulmuş bir kent izleme, denetim ve kontrol teknolojisini anlatır.

Şehir izleme sistemi Mobese sistemleri ile suçun önlenmesi ve suç sonrasında kanıtların ve şüphelilerin tespiti, çalıntı araç bulunması, şüpheli paket tespiti, yankesici izleme, kapkaç olayları kontrolü, trafik kazası tespiti ve tüm şüpheli durumların kolayca tespiti mümkün

KEREM VE DOLPÇİK SULAR ALTINDAKİ ÜLKEDE

KEREM VE DOLPÇİK SULAR ALTINDAKİ ÜLKEDE
04.02.12
Enes Sadi
Kerem o sabah çok huysuzdu. Çünkü annesi, arkadaşı Dolpçik’in bu gece onlarda kalmasına izin vermemişti. Sabah kalkar kalkmaz işlerini gördü ve arkadaşının yanına gitti. Onu Keçi Deresinin başında balık tutarken gördü ve yanına gitti. Bugün o da aynı sebepten dolayı üzgündü. Birbirlerini görünce bayağı sevindiler. Dolpçik ona da bir olta buldu ve beraber balık tutmaya başladılar.

Kerem’in oltasına bir şey takılmıştı. Çektiler ve baktılar ucunda bir balıktan çok daha farklı bir şey vardı. Dikkatlice baktılar ve onun da balıklar gibi yüzgeçleri olduğunu gördüler. Fakat bu isimsiz yaratık konuşuyordu. Onlara ismini söyledi ismi Karadan idi. Karadan kendinin sular altında bir dünyası olduğunu ve neredeyse bu dünyanın iki-üç katı büyüklüğünde olduğunu söyledi. Kerem ve Dolpçik’in gözleri parlamıştı. Şu su altı dünyasını acayip

28 Ocak 2012

ACİL Mİ DEĞİL Mİ?

ÇOBAN ÇEŞMESİ: ACİL Mİ DEĞİL Mİ?: Halil Oral/Tavşanlı
Aşkına kırdıran sevdalarla baş başa kalıyorum gündüzlerde.  Çok naz âşık usandırırmış.  Baş ağrım için davullu çengiler kurmam gerekiyor bazen. “Yerinden yönetim” derken, derinden kısıntılara maruz kalıyor insan. Kısıntı ve sınırlamalar ruhsal dünyamı bozuyor durduk yere. Bu bozuluş yeni hastalıklar peydahlıyor. Kalp ritmim değişiyor,  inceden karın ağrım başlıyor. Ağrılar hükmünü artırırken yirmi dokuz harf toplamında derdimi anlatacak işaretler arıyorum. Hürmet ettiğim,
kimi vakit övgüler düzdüğüm ne varsa anlam veremediğim biçimde baş ağrıma sebep oluveriyor. Benim dert bellediklerim sana göre dertse eğer, yazıyorum kendimce. Derdi anlatamamanın kaygısına düştüğüm anlarda, anılar Hızır gibi yetişiyor. Yaşanılan ne varsa yeniden mum gibi dikiliyor göz önüme. Dikildiği anlarda yeniden yaşar gibi oluyorum.  Çokların boş verdiği ayrıntılar küçük ağrılarımın dindirilmesinde engel  YAZININ DEVAMINI OKU

24 Ocak 2012

ÇOBAN ÇEŞMESİ: ANAMIN GÖVELESİ VE KEŞKEK

ÇOBAN ÇEŞMESİ: ANAMIN GÖVELESİ VE KEŞKEK:

ANAMIN GÖVELESİ VE KEŞKEK
Halil Oral/Tavşanlı
Anadolu genelinde olduğu gibi yöremizde doğurgan toprak yapısıyla adil bir coğrafyaya sahip. Bu coğrafya da alnımız dik ve cesur, aynı zamanda sağlıklı ömür sürebilmek için her birimizin ona adaletli yaklaşmamız gerek. Sevgileri çoğaltmamız gerekiyor bu coğrafyada. Karıncadan korkan, ayağına toprak bulaşmasından çekinen çocuklar yetiştiriyorsak, üstelik bunun farkına varmadan yaşıyorsak sevgiler nasıl çoğalır? Sevgiyle bakılmayan bir şeye karşı adaletli davrandığımız söylenebilir mi? Ya da yiyip içtiğinin kaynağını sorgulamayan toplumun sağlığı bir gün hangi noktaya varır kim merak eder?
YAZININ DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ.

EY ŞEHİR EY ET YIĞINI!

EY ŞEHİR EY ET YIĞINI!
Mustafa Uysal
Ey bir stat dolusu ayakkabı, eldiven, şapka, atkı, bere, düğme, ceket, palto, gömlek, takke, çorap, kravat, bozuk para, atlet, don, krampon, potin, çekirdek, sigara, su ve gazete... Burada ne yapıyorsunuz? İlçenizde KATI ATIK YAKMA TESİSİ kuruluyormuş haberiniz var mı, kaygınız var mı, şüpheniz yahut sevinciniz var mı, fikriniz var mı? Siz ey eşyalar neden burada toplandınız, neden başka bir yer değil?
Ey plastik koltuklar, sizi ısıtacak bir gram et bulamayacağınız günün gelmesinden korkun! Orta saha boş, kale arkası boş, karşı boş, protokol bile (düşün o bile) boş; kapı açık, bayraklar asılmamış, süsler gelmemiş, çekirdek kabukları ve sigara izmaritleri çürümüş uçmuş rüzgarla… Öyle bir yalnızlığın pençesine düşeceğin günün gecesinden kork ve sabaha ümitlenme! Düdük seslerinin çığlıklara ve sövgülere karıştığı günlerin uzağında kalacağın beklenen o günden kork!
Ey asfalttan yapılmış bölünmüş yol! Domuz yavrularının kanları ile sulanmayacağın, serçe tüylerine ve kirpi derisine bürünemeyeceğin günün gelmesinden kork! O gün ki, yumuşak bir kauçuk bile bulamayacaksın seni okşayan. Dalları kırılmış, çiçekleri sönmüş baharların geleceği günden kork!
Ey Çobanköy’ün hamam böcekleri içinde gezinip de ekmek kırıntısı bulabileceğiniz mutfaklarınızın boşalacağı günden korkun! Rakım ve koordinatların sevincine

23 Ocak 2012

KÜLLİYEN KABUL VEYA KÜLLİYEN RET


KÜLLİYEN KABUL VEYA KÜLLİYEN RET…
Mustafa Göktekin

Kıbrıs’ın yüzyılımızdaki banisi vefat etti. Rahmetli Doktor Fazıl Küçük’ün yardımcısı ve öğrencisi KKTC’nin ilk Cumhurbaşkanı Raif Denktaş vefat etti.

Basında gördüğümüz kadarı ile Rahmetli Denktaş’ı göklere çıkaran ve nerede ise insanüstü bir varlık olmakla tarif edenlerin yanında birde tenkit edenler ve aşağılayanlar var.

Dün Kıbrıs’ın bağımsızlığını savunduğu için Türkiye’den kovanlar;”Git kendi ülkende konuş.” ”Çözümsüzlük çözüm değildir.”diyenler. Hatta Annan Planı’nın kabulü için insanlara baskı yapanların bu gün cenazesinde en önlerde ve nerede ise ağlayarak mahzun olduklarını görüyoruz. O zaman, Rauf Denktaş kimdi Allah aşkına? Bu adam nasıl bir adamdı ki birileri göklere çıkarırken birileri lanetleme vetiresine kadarYAZININ DEVAMINI OKUYUNUZ