Ücretimiz Kime Ait?
Yasin
«Sizden herhangi bir ücret istemeyen bu kimselere tâbi olun, çünkü onlar hidayete ermiş kimselerdir.»
Sad
De ki: Buna karşılık ben sizden bir ücret istemiyorum. Ve ben olduğundan başka türlü görünenlerden de değilim.
Hud.htm
Ben, ona (peygamberliğe) karşılık sizden bir ücret istemiyorum. Benim ücretim, beni yaratandan başkasına ait değildir. Hâla aklınızı kullanmıyor musunuz?
12 Haziran 2014
08 Haziran 2014
27 Mayıs 2014
DOSTNAME-XVIII (Bir Gül Bana Ey Gül)
Osman Said DEMİRYILMAZ BiR GÜL
BANA EY GÜL
Ey dostunu Dostnameden okuyan dost, 27.05.2014
Bazen insanların çok zalim olduğunu düşünüyorum. Bilmem yanılıyor
muyum?
Kin, düşmanlık, gurur, kibir, dünya hırsı, para sevdası… Birçok haslet
insana yakışmıyor nedense benim gözlemlerimde… Sen, Dostnameye misafir olan
dostum. Sakın ha bu insanlığa benzeme olur mu? Uzak dur başkalarını küçümsemekten, kendini dev aynasında görmekten… Uzak dur insani hasletleri kendi çıkarları için ezip geçenlerden… Bu Dostnamede sana bir hikâye anlatmak istiyorum izin verirsen.
23 Mayıs 2014
20 Mayıs 2014
14 Mayıs 2014
PARALEL BİLİNÇ (Kısa Film)
PARALEL BİLİNÇ
Film Hakkında:
Vizyon tarihi: 19.05.2014
Tür: Kısa Film
Süre: 10 Dk.
Yönetmen: M.Uysal
Oyuncular: Macit Çevikalp, Tuğba Göktaş
Senaryo: M.Uysal
Yapımcı: Edebya
Tam ekran ve HD izlemeniz tavsiye edilir.
YouTube linki: http://www.youtube.com/watch?v=6HzsHIqKOSY
Paralel Biliç (Parallel Consciousness)
Yönetmen: Mustafa Uysal
Yrd. Yön: İ.Fazıl Atabay
Senaryo: M.Uysal
Oyuncu: Macit Çevikalp, Tuğba Göktaş
Kamera, kurgu ve ses: Edebya
Müzik: Ahmet Özer
Teşekkürler...
Göbel Melisa Restaurant
Macit Çevikalp
Ali Özay
Ekrem Oral
Mesut Eldaş
Bilal Bayram
Salih Oral ve Melisa personeline
Tuğba Göktaş
E.Sadi Uysal
Kuran Okuyan: H.Hüseyin Şen
edebya.com

Film Hakkında:
Vizyon tarihi: 19.05.2014
Tür: Kısa Film
Süre: 10 Dk.
Yönetmen: M.Uysal
Oyuncular: Macit Çevikalp, Tuğba Göktaş
Senaryo: M.Uysal
Yapımcı: Edebya
Tam ekran ve HD izlemeniz tavsiye edilir.
YouTube linki: http://www.youtube.com/watch?v=6HzsHIqKOSY
Paralel Biliç (Parallel Consciousness)
Yönetmen: Mustafa Uysal
Yrd. Yön: İ.Fazıl Atabay
Senaryo: M.Uysal
Oyuncu: Macit Çevikalp, Tuğba Göktaş
Kamera, kurgu ve ses: Edebya
Müzik: Ahmet Özer
Teşekkürler...
Göbel Melisa Restaurant
Macit Çevikalp
Ali Özay
Ekrem Oral
Mesut Eldaş
Bilal Bayram
Salih Oral ve Melisa personeline
Tuğba Göktaş
E.Sadi Uysal
Kuran Okuyan: H.Hüseyin Şen
edebya.com

13 Mayıs 2014
06 Mayıs 2014
DOSTNAME-XVII (Hazine)
Osman Said DEMİRYILMAZ HAZiNE
Duygularının esiri olmuş bir dosttan selam sana, 06.05.2014
Duygu yüklü beyaz sayfalarda, kelimelerle dansımıza hoş geldin dostum.
Sana yazmaya başlayalı çok şey değişti. Kelimelerdeki düzen sanki biraz daha
güzelleşiyor her geçen gün, sanki hedefe doğru basamakları tırmanıyoruz beraberce…
Bu satırlarda öğrenmek istediğimiz ve hedefimiz olarak belirlediğimiz, yaklaşımımız,
felsefemiz; içimizdeki hazinelerin farkına varmak! Hayatın bir oyun olduğu
öğrendiğimizden bu yana, kaçak da olsa bir oyuncusu olmaya çalıştık seninle…
Bazen sahnede beni izleyen bir seyirci oldun, bazense perdenin arkasından
unuttuklarımı hatırlatan bir suflör! Bazen sessizce dinledin beni, okudun
karmakarışık cümlelerimi, düşündün üzerinde… Bazen alkışladın, bazen küçük bir
tebessümle karşıladın, bazense gözyaşında yansıdı yazdıklarım… Ama hepsi bir
oyun sanki… Perdelerin kapanmasını bekleyen bir oyun sadece.
29 Nisan 2014
DOSTNAME-XVI (İlham)
iLHAM
Osman Said DEMİRYILMAZ
Dünya hayatının fani dostluklarından
Dünya hayatının fani dostluklarından
birini paylaştığım vefakâr dostum, 29.04.2014
Bazen duygularını açıkça yazmak istersin kalemler mani olur sana,
bazense sen saklamak istedikçe kalemler yazar sırlarını… İşte benimkisi de
böyle bir karalama, ben istemeden kalemler yazıyor duygularımı, mısralara ya da
Dostnamenin satırlarına…
Bazen bir mısrada bir sevgili adının yerine bir gül yazılır. Ve sen
dersin, ben hayatımı değil, gülün güzelliğini anlattım. Oysa kalemler oraya
prensesin/prensin yerine gül yazmıştır sadece. Seni bilmem ama benim kendi
yazmaya çalıştığım şiirleri tek tek inceledim. Hepsinde hayatımdan bir parça
buldum, gizli ya da aşikar! Şair şiirinde mutlaka kendinden bir şeyler yazar!
Bazen Gül olur, bazen Karanfil, bazen bir Çiğdem çiçeği, ya da Nazlı bir
Yasemin. Bazen bir güneşe asılır anılar, bazen gökteki hilalde saklı kalır.
Bazen sultanın tacında saklanır, bazen bir mektupta. Bir harf anlatır, bir
sembole anımsanır, mısralara sinmiş bir koku olur bazen… Ama her zaman bir
parçası hayatın.
15 Nisan 2014
DOSTNAME-XV (Alemlerin efendisine...)
Osman Said DEMİRYILMAZ
ALEMLERİN EFENDİSİNE…
Ey en sevgiliye sevdalı dostum, 15.04.2014
(aslı 22.04.2005)
Bu haftaya özel olduğundan eski bir Dostnameyi paylaşmak istiyorum seninle… Sevgililer sevgilisine, bir gülistanda
güle nar olan gönüller gibi gülümsemek, onu kendimizde hissetmek dileğiyle…
Allah onun izinden bizi ayırmasın! İnşallah…
“Alemlerin
Efendisine Bir Mektup”
08 Nisan 2014
ANLATILAMAYAN DUYGU
ANLATILAMAYAN DUYGU
Bazen şefkatine sığındığımız,
Bazen yalnızlığımızı paylaştığımız,
Bazen kızdığımız,
Bazense anlayamadığımız…
Bir duygu…
Nasıl ortaya çıktığı meçhul,
Ya kabul-ü adem, ya adem-i kabul,
Derslerin en güzeli, veya özel bir okul,
Öğretir!
Ama karşılığında olursun ona kul!
İşte böyle bir duygu…
01 Nisan 2014
DOSTNAME-XIV (Beklemek)
BEKLEMEK
İçimden geçenleri en iyi bilen dost, 01.04.2014
Beklediğin bir sevgili değildir, belki kırık dökük de olsa bir sevdadır
sadece…
Bazen hayallerin, beklentilerin dökülür satırlara… Dostnameler oluşur,
gözün akan yaşlar gibi ulaşır ebedi dostlara! Duyuyorum seni ey dost. Yalnız sanma kendini, Dostnameye yazmaya başladığımdan beri hissediyorum seni. Merak
etme sesini duyan, ızdırabını bilen biri var!
Beklemek zordur bilirim. Bazen martılarla veda edip ayrılırken kıyıdan
karşıdakilerin seni beklediğini hissedersin. Ayrılmak kıvrılır içinde masumca,
onu hissederken göremezsin bekleyenleri, ayrılık uzaklaşınca senden o zaman
ortaya çıkar yine bekleyenlerin…
27 Mart 2014
Cumartesi Pazarının Geçmişi ve Bugünü
Cumartesi Pazarının Geçmişi ve Bugünü
Mustafa Uysal
Bu yazıyı dinlemek için PODCAST
Tavşanlı’da Cumartesi günleri kurulan pazar ilk günden beri hep dikkatimi çekmiştir. İlgiyle izlerim pazarı. Dilden dile dolaşan bir efsane vardır ve o efsaneye göre bakarım pazara. Derler ki, Ege Bölgesinin en büyük açık halk pazarıdır burası. Ne kadar doğru olduğunu bilmiyorum. Bugünkü veriler elimde ama başka yerlerdeki pazarları görmediğim için net bir şey söyleyemiyorum. Epey büyük bir sebze-meyve ve konfeksiyon pazarımız var, bu doğru. Bunun bu haliyle övünülecek bir şey olup olmadığı ise apayrı bir konu. Burasıyla ilgilenmiyoruz şimdilik. İlgi alanımız cumartesi günleri kurulan bu pazarla ilgili sorular: Ne, nerede, ne zaman, nasıl, neden, kim? Bu pazarın geçmişi ve bugünüyle ilgili küçük bir araştırma…24 Mart 2014
DAĞLARA KEM DÜŞENDE
DAĞLARA KEM DÜŞENDE
Talip Kazgı
Günümüzde cereyan eden olayların, bizzat yaşadığımız dönemlere denk gelmesi bizleri ilahi imtihan açısından pek zorlasa da,Hz.Osman,Hz.Ali,Hz.Hüseyin dönemi gibi daha cafcaflı dönemlere göre daha az da olsa rahatlatıyor.Nedeni ise çok basit.Fitnenin zuhur ettiği dönemlerde yaşama refleksinin zorlukları.
Acı olan nedir biliyor musunuz? En ağır eleştirilerin kendi cephenizden saydığınız insanlardan gelmesi,dünün düşmanlarının, bu silinen dostlukların yerini allı pullu doldurmasıdır.Gerçekten ibretamiz olaylar dönemini bizatihi yaşıyoruz.
Dost acı söyler der büyüklerimiz.Bu acıdan maksat dostu yerle yeksan edip,yok
Talip Kazgı
Günümüzde cereyan eden olayların, bizzat yaşadığımız dönemlere denk gelmesi bizleri ilahi imtihan açısından pek zorlasa da,Hz.Osman,Hz.Ali,Hz.Hüseyin dönemi gibi daha cafcaflı dönemlere göre daha az da olsa rahatlatıyor.Nedeni ise çok basit.Fitnenin zuhur ettiği dönemlerde yaşama refleksinin zorlukları.
Acı olan nedir biliyor musunuz? En ağır eleştirilerin kendi cephenizden saydığınız insanlardan gelmesi,dünün düşmanlarının, bu silinen dostlukların yerini allı pullu doldurmasıdır.Gerçekten ibretamiz olaylar dönemini bizatihi yaşıyoruz.
Dost acı söyler der büyüklerimiz.Bu acıdan maksat dostu yerle yeksan edip,yok
11 Mart 2014
BAŞLIĞI SİZ KOYUN
BAŞLIĞI SİZ KOYUN
Feza Ay
Yazı yazmak için çıktıysan yola hele her hafta için tekrarlıyorsa bu olay, tıkanmadan yeni bir şeyler bulmak gerekiyor. Amatörce yazarken, yeni bir şeyler öğrenirken ya da yazmak için ortaya sunacağınız malzemeyi ararken inanın kendinize çok şey katıyorsunuz. Bunları anlatmak için bile bakın bir paragraf çıkıveriyor karşınıza. Samimi bir şekilde paylaşımda bulunurken seni ve bu köşeyi niçin okuyalım sorunuza karşılık olarak ‘ciddi anlamda bir kişi dahi olsa ona faydalı olma’ amacı duracak karşınızda.
Bu yüzden kendimi ve düşüncelerimi; ukalalığın kenarından dahi geçirmeden yaratıcımın bana verdiği bu yeteneği, kimseyle kıyaslamadan okuduğum etkilendiğim her
Feza Ay
Yazı yazmak için çıktıysan yola hele her hafta için tekrarlıyorsa bu olay, tıkanmadan yeni bir şeyler bulmak gerekiyor. Amatörce yazarken, yeni bir şeyler öğrenirken ya da yazmak için ortaya sunacağınız malzemeyi ararken inanın kendinize çok şey katıyorsunuz. Bunları anlatmak için bile bakın bir paragraf çıkıveriyor karşınıza. Samimi bir şekilde paylaşımda bulunurken seni ve bu köşeyi niçin okuyalım sorunuza karşılık olarak ‘ciddi anlamda bir kişi dahi olsa ona faydalı olma’ amacı duracak karşınızda.
Bu yüzden kendimi ve düşüncelerimi; ukalalığın kenarından dahi geçirmeden yaratıcımın bana verdiği bu yeteneği, kimseyle kıyaslamadan okuduğum etkilendiğim her
28 Şubat 2014
II. Mağrip -Türk Kültür ve Ekonomi Forumu Heyecan Yarattı
II. Mağrip -Türk Kültür ve Ekonomi Forumu Heyecan
Yarattı
Fotoğraflar şu linktedir: https://www.facebook.com/
20-25 Şubat 2014 tarihleri arasında ikincisi
gerçekleştirilen Mağrip -Türk Kültür ve Ekonomi Forumu Tunus’ta
gerçekleştirildi. Türkiye’den geniş bir ekibin katıldığı toplantı büyük bir
heyecana sebep oldu. Libya, Tunus, Cezayir, Fas ve Moritanya gibi ülkelerin
katılımı ile gerçekleşen forum güzel işlerin başlangıcı olacak nitelikteydi. 5
gün boyunca katılımcılar farklı dillerle irtibat kurdular ve birçok konuda
anlaşma imkanı buldular.
27 Şubat 2014
Mağrip -Türk Kültür ve Ekonomi Forumu TUNUS
Forumla ilgili fotoğraflara şuradan ulaşabilirsiniz: FOTOĞRAFLAR
Gözlem notları daha sonra yayınlanacaktır.
Gözlem notları daha sonra yayınlanacaktır.
25 Şubat 2014
21 Ocak 2014
DOSTNAME-XIII (Çocukcuk)
Osman Said DEMİRYILMAZ ÇOCUKCUK
Bir kıvılcım ister hayat bazen, ama kıvılcım söndürülemezse, fark
edilemezse yangın olur yüreklere sıçrar. Zalim zulmüne ses çıkarılmadıkça doğru
yaptığını sanar, şeytana dost olur da gözü hakkaniyeti görmez olur. Ancak zulüm
devam etmez elbet bir gün son bulur. Zulme seyirci olanlar, yangını fark edemez
çoğu zaman, sanal zanneder, kurgu zanneder. Hele bir de sıklaşınca yapılanlar,
normalleşmeye başlar artık; ki işte o son noktadır. O noktadan sonra olanları
normal gören herkes zulme ortak olur. Kimi şeytani düşüncelerle, kimi bizzat
destek olarak, kimi ses çıkarmayarak, kimi sadece seyrederek ortak olur. Olma
dostum sen olma ortak. Önce şeytani düşüncelerden arın, destek olma, seyirci de
kalma… Zulme rıza gösterenlerden olma!
Selam sana yüreğinde o çocuğu taşıyan dost, 21.01.2014
Bir fotoğraf sadece ama üstü küllenmiş bir kor ateş gibi. Sen de gördün
biliyorum. Herkes gördü… Yüreği sızlayanlar neden bu kadar az, ya da neden bu
kadar kayıtsızız bu çocukcuğa… Yoksa kendi çocuğumuz değil nasılsa mı
deyiverdik, kolayca vicdanımızdan sıyrılmak için. Evet dostnamenin satırlarında
kendini okuyan dost, dön içine, duy kendi sesini… Acaba bu zulme ne kadar
kayıtsız kalacaksın. Ya senin olsaydı bu çocuk, senin oğlun, senin kızın, senin
kardeşin olsaydı? O zaman bakabilecek miydin bu sahneye böyle kayıtsız?!
Bir kıvılcım ister hayat bazen, ama kıvılcım söndürülemezse, fark
edilemezse yangın olur yüreklere sıçrar. Zalim zulmüne ses çıkarılmadıkça doğru
yaptığını sanar, şeytana dost olur da gözü hakkaniyeti görmez olur. Ancak zulüm
devam etmez elbet bir gün son bulur. Zulme seyirci olanlar, yangını fark edemez
çoğu zaman, sanal zanneder, kurgu zanneder. Hele bir de sıklaşınca yapılanlar,
normalleşmeye başlar artık; ki işte o son noktadır. O noktadan sonra olanları
normal gören herkes zulme ortak olur. Kimi şeytani düşüncelerle, kimi bizzat
destek olarak, kimi ses çıkarmayarak, kimi sadece seyrederek ortak olur. Olma
dostum sen olma ortak. Önce şeytani düşüncelerden arın, destek olma, seyirci de
kalma… Zulme rıza gösterenlerden olma!20 Ocak 2014
18 Ocak 2014
Yusuf Kıssasının Günümüz için Önemi
Yusuf Kıssasının Günümüz için Önemi
Sema Aydoğan
Bu hafta bu yazımız bu konuya dair olsun ne dersiniz? Neden mi? Evdeki günlük programları takip eden annelerimize,programlarda yöneltilen sorularısorsak neler neler anlatırlar bize. Duyduklarımız üzücü olabilir ne yazık ki, ibretlik olarak kendimize pay da biçebiliriz elbette benden söylemesi size.
Yusuf (a.s )’nin kıssasında bildiğiniz üzere kardeşlerinin ona yaptığı kötülükler ve onun zindana girmesi de yer alır. Demem odur ki fitne, fesatlık, hasetlik insanın iradesini zapt- u rapt altına alarak; yapılmayacak, duyulmayacak, hayretlere düşürecek şeylere neden oluyor. İnsanız hepimiz evlerden ırak diye halk içinde yaygın sözümüze binaen halet-i ruhaniyemizi sürekli kolaçan eden ürpertici, hilebaz fısıltılar bizlerden ırak olsun diyelim. Yaygın hastalıklar denilince kronik hastalıklar akla gelir ya göremediğimiz ama günümüz için ciddilik arz eden manevi kronik hastalıklara işte bu yüzden bir reçete, bir çaredir kolları İlk önce işe kendimizden başlayarak sıvamalıyız.
Sema Aydoğan
Bu hafta bu yazımız bu konuya dair olsun ne dersiniz? Neden mi? Evdeki günlük programları takip eden annelerimize,programlarda yöneltilen sorularısorsak neler neler anlatırlar bize. Duyduklarımız üzücü olabilir ne yazık ki, ibretlik olarak kendimize pay da biçebiliriz elbette benden söylemesi size.
Yusuf (a.s )’nin kıssasında bildiğiniz üzere kardeşlerinin ona yaptığı kötülükler ve onun zindana girmesi de yer alır. Demem odur ki fitne, fesatlık, hasetlik insanın iradesini zapt- u rapt altına alarak; yapılmayacak, duyulmayacak, hayretlere düşürecek şeylere neden oluyor. İnsanız hepimiz evlerden ırak diye halk içinde yaygın sözümüze binaen halet-i ruhaniyemizi sürekli kolaçan eden ürpertici, hilebaz fısıltılar bizlerden ırak olsun diyelim. Yaygın hastalıklar denilince kronik hastalıklar akla gelir ya göremediğimiz ama günümüz için ciddilik arz eden manevi kronik hastalıklara işte bu yüzden bir reçete, bir çaredir kolları İlk önce işe kendimizden başlayarak sıvamalıyız.
11 Ocak 2014
YÜREK KİRLİLİĞİ
YÜREK KİRLİLİĞİ
Sema Aydoğan
Bir an olmasın ki kimse kimseyi didiklemesin. Biri olmasın ki başkasının hakkında söylenenlere şahit olmasın. Aaa o kadarı da olur mu! Bak bak o da öyle yapmış.
Söylenenlerin çekiciliğinden midir nedir bal yemekle eşdeğerdir anlatılanlar o an. Ama ya sonra... Durup düşünüldüğünde aslında o kişinin hakkında söylenenleri dinlemenin faydası var mıdır diye? Laf lafı açar, lafa birse dokuz daha katılır ortalık dedikodudan geçilmez. Gıyabında konuşulan kişiye herhangi bir zarar dokunduğunda laf katanlar vardı ya işte onlar bir anda onun iyilik meleği oluverir. Geçerler başına akıl verenler mi ararsınız teselli edenler mi... Kıvılcımdan çıkan kavgada bir an sıyrılmaya çalışanlar da olmaz olur mu hiç ?
Görünmez bir aynanın her zaman iş başında olduğu hesaba katılmaz biz insanoğlu tarafından. Kim ne yaparsa yapsın karşısına mutlaka o çıkıverir. Aynadaki olanlar bu sefer göz önünde kendi başına gelmiştir. Yürek kirliliği, kırgınlık, yorgunluk zamanında bal sandığımız parmağımızı bir
Sema Aydoğan
Bir an olmasın ki kimse kimseyi didiklemesin. Biri olmasın ki başkasının hakkında söylenenlere şahit olmasın. Aaa o kadarı da olur mu! Bak bak o da öyle yapmış.
Söylenenlerin çekiciliğinden midir nedir bal yemekle eşdeğerdir anlatılanlar o an. Ama ya sonra... Durup düşünüldüğünde aslında o kişinin hakkında söylenenleri dinlemenin faydası var mıdır diye? Laf lafı açar, lafa birse dokuz daha katılır ortalık dedikodudan geçilmez. Gıyabında konuşulan kişiye herhangi bir zarar dokunduğunda laf katanlar vardı ya işte onlar bir anda onun iyilik meleği oluverir. Geçerler başına akıl verenler mi ararsınız teselli edenler mi... Kıvılcımdan çıkan kavgada bir an sıyrılmaya çalışanlar da olmaz olur mu hiç ?
Görünmez bir aynanın her zaman iş başında olduğu hesaba katılmaz biz insanoğlu tarafından. Kim ne yaparsa yapsın karşısına mutlaka o çıkıverir. Aynadaki olanlar bu sefer göz önünde kendi başına gelmiştir. Yürek kirliliği, kırgınlık, yorgunluk zamanında bal sandığımız parmağımızı bir
31 Aralık 2013
YALNIZLIKTA DOĞUM
Sabah güneşi gibidir yalnızlık... gecenin en karanlığından doğar gelir... usul usul fark ettirir kendini... önce anlamazlıktan gelmenize izin verir... kararmıştır etraf ve siz öngöremezsiniz gelebileceğini... sizi belki yorgun yakalar, belki çaresiz, belki de umutsuzca tek başına... ama geleceğinden şüphe etmenize asla izin vermeden... ensenizden tutup yakalayıverir karşı bile koymaya fırsat vermeden... sabah güneşi... öylesine güzel oluverir ki bir anda o karanlığın içinde ışıldarken, bakakalırsınız... yalnızlık bağıra bağıra gelir ama ayırt edemezsiniz, aldatıcı bir cazibesi de vardır yanı başında... mucizelere inanır sabah güneşi şahitleri... gördüklerinin şahitliğini büyük bir sevinçle hissederler ruhlarında... inanmanın inanılmaz hafifliğinde bulurlar kendilerini... derin iç çekişlere şahitlik eder sabah güneşi... kendini seyreyleyenlere şahitlik eder... karşılıklı inanmışlık halidir belki de bu...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
















