BU SEÇİMLERDE ADAYIM
Bu seçimlerde adayım, bana güvenebilirsin.
Bu seçimlerde adayım, akrabayız ne de olsa.
Bu seçimlerde adayım, projelerimi duysan hak verirsin.
Bu seçimlerde adayım, başka kim var ki?
Bu seçimlerde adayım, şehrin altını üstüne getireceğim.
Bu seçimlerde adayım, vaatlerimi sana da söylemiş miydim?
Bu seçimlerde adayım, artık yonca için yazı beklemeyeceksiniz! (Oooo!)
Bu seçimlerde adayım, sizde propaganda el kitabı var mı?
Bu seçimlerde adayım, makyaj uzmanı ve fotoğrafçıya gitmeden önce estetik cerraha uğrayayım dedim.
Bu seçimlerde adayım, seçimlere kadar burnuma filtre taktıracağım.
Bu seçimlerde adayım, verdiğiniz her oy seçimden sonra iade edilecek, garanti ediyorum.
Bu seçimlerde adayım, çoluk çocuk nasılar, validenizin ellerinden öperim.
Bu seçimlerde adayım, mahallenizin bir sorunu var mı? Vardır tabii, çözmek için şey ettimdi.
Bu seçimlerde adayım, parti amblemimizi hatırlıyorsunuz değil mi? İşte onun altına basacaksınız.
Bu seçimlerde adayım, bir doğru on altı yalanı temizler. Doğruları çoğaltmaya çalışıyoruz tabi!
Bu seçimlerde adayım, değiştirmeden önceki en son cep telefonu numaramı veriyorum not alın lütfen. Diğer telefonda sekreterim olacak nasılsa.
Bu seçimlerde adayım, kibrit kutusu bile vasatî kırk çöp alıyor ben, oyların yarısını alırım.
Bu seçimlerde adayım, gerçi ceketim de aday ama herkese söyleme.
Bu seçimlerde adayım, bir maniniz yoksa sandığa bekleriz.
Bu seçimlerde adayım, arkama bakmadan tam iki yüz elli bir adım gidebiliyorum. Ters parende de atabiliyorum ama onu seçime yakın söyleyeceğim.
Bu seçimlerde adayım, siz... durun bakalım, hımm, teyzenizle bir akrabalığımız var mıydı?
Bu seçimlerde adayım, artık buraya taşınmaya karar verdim.
Bu seçimlerde adayım, kurtlarla ilgili belgeselleri bitirdim tilkileri ve çakalları izliyorum.
Bu seçimlerde adayım, seçimden sonra dağıtılmak üzere seçmenlere kına paketleri hazırlıyorum. Hani ihtimal ki...
Bu seçimlerde adayım, doktor bey hafızamı dört aylığına nasıl geliştirebilirim?
Bu seçimlerde adayım, bu genetik midir, çocuklarıma da bulaşır mı?
Bu seçimlerde adayım, yapılacak iyiliklerin listesini çıkarın bana!
alışveriş, mp3 player, ses kayıt, lcd tv, dijital fotoğraf makinesi, tv,
29 Nisan 2008
BEN SANA SÖYLEMİŞTİM
BEN SANA SÖYLEMİŞTİM
Ben sana söylemiştim, ben söylemiştim demekten nefret ettiğim halde söylemek zorundayım.
Ben sana söylemiştim, sıcaklarda insan beyni sulanıyor, cıvık bir şey oluyor. Şimdi ya ilerle ya da müsaade et, biz bari elektrik faturamızı ödeyelim.
Ben sana söylemiştim, kargalar evde beslemeye müsait olsa bile kız arkadaşlara sevdirmek için uygun değiller.
Ben sana söylemiştim, yaz gecesi romansı, dediğim o değil. Sen kalkmış, Anna Karenina okuyorsun. Bir şarkı yahut şiir yeterdi.
Ben sana söylemiştim, kaşığım, pilavdan döndüğüm için değil fazla yıkanmaktan kırıldı. Hem, hala pilavdan nasıl dönülebileceğini keşfetmiş değilim de.
Ben sana söylemiştim, tavukları yemlemeyi unutursan yumurtalar ölü doğar. (Geniş düşün)
Ben sana söylemiştim, kar sporu yapmak için pek geç. Lakin, seni sevdiğimi söylemek için geç kaldığım anlamını taşımaz bu.
Ben sana söylemiştim, “Okumak cahilliği alır, eşeklik baki kalır.” sözünü söyleyen adamın biri değil. Onu bir kadın söylemiş olmalı. O zaman şöyle söylemeliyiz: Ademin biri söylemiş.
Ben sana söylemiştim, odun ve kömür almak lazım. Elbette tavuklara da yem almak lazım, yemlemeyi unutma ama.
Ben sana söylemiştim, önünden kara kedinin geçme ihtimalinin olmadığı bir yer bilmiyorum. Bilseydim bile önce savcılığa suç duyurusunda bulunurdum.
Ben sana söylemiştim, “Hatun kişi niyetine” denildiği zaman travestiler için kılınan namaz, pek anlamlı olmaz. Sözlük karıştırmalıyım; kitaplar, hocalar; hepsi eski ve fakat yenilenmiş olmalı.
Ben sana söylemiştim, balkondaki göbekli bir erkekle daha ciddi konuş. Garip benzetmelerde bulunmak için sahili yahut ne bileyim, çayırı seç.
Ben sana söylemiştim, çocuğuna boşuna balık tutmayı öğretiyorsun. Önce mecazı keşfet.
Ben sana söylemiştim, mızraklı ilmihalin içinde bile mecazsız ifade vardır ve bu ikisini ayırmak için muska yazdırmak gerekmez.
Ben sana söylemiştim, kahve içmeye karar verdiğin zaman milliyetçilik duyguların azıyor. Ata herkes binebiliyordu eskiden, ne var bunda?
Ben sana söylemiştim, internette ne ararsan var diyenlere hemen inanma. Bak işte rezil ettin bizi, sigara külünü her yerde bulabilirdik.
Ben kendime de söylemiştim, bunları boşuna yazıyorsun. Boş şeyler olarak görünüyorlar ve kimse anlamıyor.
Ben sana söylemiştim, ben söylemiştim demekten nefret ettiğim halde söylemek zorundayım.
Ben sana söylemiştim, sıcaklarda insan beyni sulanıyor, cıvık bir şey oluyor. Şimdi ya ilerle ya da müsaade et, biz bari elektrik faturamızı ödeyelim.
Ben sana söylemiştim, kargalar evde beslemeye müsait olsa bile kız arkadaşlara sevdirmek için uygun değiller.
Ben sana söylemiştim, yaz gecesi romansı, dediğim o değil. Sen kalkmış, Anna Karenina okuyorsun. Bir şarkı yahut şiir yeterdi.
Ben sana söylemiştim, kaşığım, pilavdan döndüğüm için değil fazla yıkanmaktan kırıldı. Hem, hala pilavdan nasıl dönülebileceğini keşfetmiş değilim de.
Ben sana söylemiştim, tavukları yemlemeyi unutursan yumurtalar ölü doğar. (Geniş düşün)
Ben sana söylemiştim, kar sporu yapmak için pek geç. Lakin, seni sevdiğimi söylemek için geç kaldığım anlamını taşımaz bu.
Ben sana söylemiştim, “Okumak cahilliği alır, eşeklik baki kalır.” sözünü söyleyen adamın biri değil. Onu bir kadın söylemiş olmalı. O zaman şöyle söylemeliyiz: Ademin biri söylemiş.
Ben sana söylemiştim, odun ve kömür almak lazım. Elbette tavuklara da yem almak lazım, yemlemeyi unutma ama.
Ben sana söylemiştim, önünden kara kedinin geçme ihtimalinin olmadığı bir yer bilmiyorum. Bilseydim bile önce savcılığa suç duyurusunda bulunurdum.
Ben sana söylemiştim, “Hatun kişi niyetine” denildiği zaman travestiler için kılınan namaz, pek anlamlı olmaz. Sözlük karıştırmalıyım; kitaplar, hocalar; hepsi eski ve fakat yenilenmiş olmalı.
Ben sana söylemiştim, balkondaki göbekli bir erkekle daha ciddi konuş. Garip benzetmelerde bulunmak için sahili yahut ne bileyim, çayırı seç.
Ben sana söylemiştim, çocuğuna boşuna balık tutmayı öğretiyorsun. Önce mecazı keşfet.
Ben sana söylemiştim, mızraklı ilmihalin içinde bile mecazsız ifade vardır ve bu ikisini ayırmak için muska yazdırmak gerekmez.
Ben sana söylemiştim, kahve içmeye karar verdiğin zaman milliyetçilik duyguların azıyor. Ata herkes binebiliyordu eskiden, ne var bunda?
Ben sana söylemiştim, internette ne ararsan var diyenlere hemen inanma. Bak işte rezil ettin bizi, sigara külünü her yerde bulabilirdik.
Ben kendime de söylemiştim, bunları boşuna yazıyorsun. Boş şeyler olarak görünüyorlar ve kimse anlamıyor.
İYİ Kİ DOĞDUN!
İYİ Kİ DOĞDUN!
İyi ki doğdun; “seni doğuran ana olsun bana kaynana” şarkısı muhatapsız kalmadı.
İyi ki doğdun; sensiz bu şehir virandı.
İyi ki doğdun; orada çürüyüp gidecektin yoksa.
İyi ki doğdun; beşik ustaları ekonomik krizdeydi.
İyi ki doğdun; kim bulutları paraya benzetebilirdi ki başka?
İyi ki doğdun; mum üflerken pastanın üzerine tükürebilen başka arkadaşım da yoktu zaten. Şimdi sadece sana afiyet olsun.
İyi ki doğdun; ordumuzun bir nefere daha ihtiyacı vardı.
İyi ki doğdun; dünyada, krank mili eskiticilerine kim dudak uçuklattırabilirdi ki senden başka?
İyi ki doğdun; “benden sonra tufan” diyebilecek biri daha yetişecek.
İyi ki doğdun; babanın cebindeki akrebin başı ezilecekti zaten.
İyi ki doğdun; vatan sana emanet; dönünce kızları da emanet edeceğiz.
İyi ki doğdun; anan seni dışarıda görmekten daha da memnun.
İyi ki doğdun; ablan seni sümüklüböcek sanıyordu içerdeyken.
İyi ki doğdun; nüfus memurlarının da canı sıkılıyordu zaten.
İyi ki doğdun; boşuna uykusuz kalmamış oldular böylece.
İyi ki doğdun; ozon tabakasında bir delik eksikti, sen tamamlarsın artık.
İyi ki doğdun; dedenin bastonu kırıktı. Tam zamanında geldin.
İyi ki doğdun; cep telefonu da yeni icat edildi hem.
İyi ki doğdun; neredeyse kış gelecekti.
İyi ki doğdun; seni özlemiştik.
İyi ki doğdun; hediyeni böyle bir yolla vermeye çalışmama kızmayacak bir sen varsın.
İyi ki doğdun; “seni doğuran ana olsun bana kaynana” şarkısı muhatapsız kalmadı.
İyi ki doğdun; sensiz bu şehir virandı.
İyi ki doğdun; orada çürüyüp gidecektin yoksa.
İyi ki doğdun; beşik ustaları ekonomik krizdeydi.
İyi ki doğdun; kim bulutları paraya benzetebilirdi ki başka?
İyi ki doğdun; mum üflerken pastanın üzerine tükürebilen başka arkadaşım da yoktu zaten. Şimdi sadece sana afiyet olsun.
İyi ki doğdun; ordumuzun bir nefere daha ihtiyacı vardı.
İyi ki doğdun; dünyada, krank mili eskiticilerine kim dudak uçuklattırabilirdi ki senden başka?
İyi ki doğdun; “benden sonra tufan” diyebilecek biri daha yetişecek.
İyi ki doğdun; babanın cebindeki akrebin başı ezilecekti zaten.
İyi ki doğdun; vatan sana emanet; dönünce kızları da emanet edeceğiz.
İyi ki doğdun; anan seni dışarıda görmekten daha da memnun.
İyi ki doğdun; ablan seni sümüklüböcek sanıyordu içerdeyken.
İyi ki doğdun; nüfus memurlarının da canı sıkılıyordu zaten.
İyi ki doğdun; boşuna uykusuz kalmamış oldular böylece.
İyi ki doğdun; ozon tabakasında bir delik eksikti, sen tamamlarsın artık.
İyi ki doğdun; dedenin bastonu kırıktı. Tam zamanında geldin.
İyi ki doğdun; cep telefonu da yeni icat edildi hem.
İyi ki doğdun; neredeyse kış gelecekti.
İyi ki doğdun; seni özlemiştik.
İyi ki doğdun; hediyeni böyle bir yolla vermeye çalışmama kızmayacak bir sen varsın.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)