İYİ Kİ DOĞDUN!
İyi ki doğdun; “seni doğuran ana olsun bana kaynana” şarkısı muhatapsız kalmadı.
İyi ki doğdun; sensiz bu şehir virandı.
İyi ki doğdun; orada çürüyüp gidecektin yoksa.
İyi ki doğdun; beşik ustaları ekonomik krizdeydi.
İyi ki doğdun; kim bulutları paraya benzetebilirdi ki başka?
İyi ki doğdun; mum üflerken pastanın üzerine tükürebilen başka arkadaşım da yoktu zaten. Şimdi sadece sana afiyet olsun.
İyi ki doğdun; ordumuzun bir nefere daha ihtiyacı vardı.
İyi ki doğdun; dünyada, krank mili eskiticilerine kim dudak uçuklattırabilirdi ki senden başka?
İyi ki doğdun; “benden sonra tufan” diyebilecek biri daha yetişecek.
İyi ki doğdun; babanın cebindeki akrebin başı ezilecekti zaten.
İyi ki doğdun; vatan sana emanet; dönünce kızları da emanet edeceğiz.
İyi ki doğdun; anan seni dışarıda görmekten daha da memnun.
İyi ki doğdun; ablan seni sümüklüböcek sanıyordu içerdeyken.
İyi ki doğdun; nüfus memurlarının da canı sıkılıyordu zaten.
İyi ki doğdun; boşuna uykusuz kalmamış oldular böylece.
İyi ki doğdun; ozon tabakasında bir delik eksikti, sen tamamlarsın artık.
İyi ki doğdun; dedenin bastonu kırıktı. Tam zamanında geldin.
İyi ki doğdun; cep telefonu da yeni icat edildi hem.
İyi ki doğdun; neredeyse kış gelecekti.
İyi ki doğdun; seni özlemiştik.
İyi ki doğdun; hediyeni böyle bir yolla vermeye çalışmama kızmayacak bir sen varsın.
29 Nisan 2008
KIZMA BİRADER
KIZMA BİRADER
Kızma birader, altı üstü bir oyun!
Kızma birader, tavsiye istedin ben de verdim. Sen hiç kurtla konuşmadın mı?
Kızma birader, seçim yaklaşıyor, o bakımdan biraz sokulacağım sana.
Kızma birader, elif bile mertek olur sen istersen!
Kızma birader, zar tutan “dibini” yalar.
Kızma birader, artık bal kutularını sızdırmayacak biçimde yapıyorlar.
Kızma birader, duydukların benim söylediklerim değil, benim söylediğimi söyleyenlerin sesi.
Kızma birader, ben hala hangi dinin teröre servis yaptığını hangisinin bulaşıkçılık yaptığını çıkaramadım!
Kızma birader, futbolla intikam alınca böyle oluyor. Adamlar duymazdan geliyorlar.
Kızma birader, kısaltmaların sadece terör örgütlerine ait olduğunu sanıyordum. Ne bileyim CIA’in devlet markalı olduğunu.
Kızma birader, portakalı soydum ve baş ucuma koydum. Üstüne basmasaydın.
Kızma birader, siyah cüppeli görünce rahip sandım!
Kızma birader, Tel Aviv’in tellerine kuşlar konmuş, taşım sana değil!
Kızma birader, kelimelerin başına “anti” koyunca ne anlama geldiğini çözemedim. Anti inek, süt içmeyen değil mi yani?
Kızma birader, şunun şurasında hepimiz kardeşiz ama sen, milyon kardeş öldüren bir kardeşsin.
Kızma birader, alışkanlık yapacağını söylemiştim. Kötülük alışkanlık yapar.
Kızma birader, kızınca güzel olmuyorsun.
Kızma birader, buz koyacak yerin kalmadı.
Kızma birader, altı üstü bir oyun!
Kızma birader, tavsiye istedin ben de verdim. Sen hiç kurtla konuşmadın mı?
Kızma birader, seçim yaklaşıyor, o bakımdan biraz sokulacağım sana.
Kızma birader, elif bile mertek olur sen istersen!
Kızma birader, zar tutan “dibini” yalar.
Kızma birader, artık bal kutularını sızdırmayacak biçimde yapıyorlar.
Kızma birader, duydukların benim söylediklerim değil, benim söylediğimi söyleyenlerin sesi.
Kızma birader, ben hala hangi dinin teröre servis yaptığını hangisinin bulaşıkçılık yaptığını çıkaramadım!
Kızma birader, futbolla intikam alınca böyle oluyor. Adamlar duymazdan geliyorlar.
Kızma birader, kısaltmaların sadece terör örgütlerine ait olduğunu sanıyordum. Ne bileyim CIA’in devlet markalı olduğunu.
Kızma birader, portakalı soydum ve baş ucuma koydum. Üstüne basmasaydın.
Kızma birader, siyah cüppeli görünce rahip sandım!
Kızma birader, Tel Aviv’in tellerine kuşlar konmuş, taşım sana değil!
Kızma birader, kelimelerin başına “anti” koyunca ne anlama geldiğini çözemedim. Anti inek, süt içmeyen değil mi yani?
Kızma birader, şunun şurasında hepimiz kardeşiz ama sen, milyon kardeş öldüren bir kardeşsin.
Kızma birader, alışkanlık yapacağını söylemiştim. Kötülük alışkanlık yapar.
Kızma birader, kızınca güzel olmuyorsun.
Kızma birader, buz koyacak yerin kalmadı.
HER ŞEY YOLUNDA!
HER ŞEY YOLUNDA!
Her şey yolunda, henüz yağmur çatıma yağıyor...
Yolunda her şey, oturduğum topraklarda ne eksen biraz bitiyor ama eken yok. Yine de her şey yolunda.
Tam 450 milyon emekli maaşım var ve ben zor geçiniyorum yine de her şey yolunda, önümü kesen yok.
Of, kafa ütüleyen adamlar! İşte, bize zararı var mı demir kuşların? Balkonuma attığım yarım ekmekleri gagalayan serçelerim de var üstelik, her şey yolunda.
Bir türkü tutturabiliyorum, dünden kalma. Yarına umudum varmış yokmuş, bırakın bunları, şimdilik her şey yolunda.
Her şey yolunda, bu topraklar daha kaç cesedi saklar kokmadan. Ki, ölen ölür, kalan sağlar derdimizdir. Olsun, her şey yolunda.
Her şey yolunda, kim ne halt ediyor seçebiliyorum, bütün renkleriyle hem de. Kim, kime ne yapabilir tahmin edebiliyorum, haberim var yani haber verildiği kadarıyla. Gerisi önemli değil, her şey yolunda.
Yaşım kaç olursa olsun, kim olursam olayım, bilirim ki bütün insanlar ekmek düşmanıdır. Düşmanıma karşı koyacak gücü kendimde bulamazsam, belki birazını paylaşırım ekmeğimin, epey var daha. Kaygıya gerek yok hâlâ, her şey yolunda.
Her şey yolunda, bakınız yollar araçlarla dolu, bu gün pazar ve düğünler oluyor. Bu demektir ki, her şey yolunca gidiyor. Giden gider, gelecek, bir sonraki cumadan itibaren başlar, her şey yolunda.
Kulların, hakimiyeti kaygısız tasasız kime nasıl devrettikleri değil önemli olan. Önemli olan hakimiyetin devamıdır; keyfimin gıdasını temin etmiş bir barbar, ne umurum, her şey yolunda.
Bakarsın bahar gelmiş, bakarsın yaz. Bakarsın kış olur, bakarsın sonbahar... Günler deveran edip gitmede, sana ne, bana ne, ona ne... çiçekler kanla sulanmışsa; su da vardı hâlbuki. Her şey yolunda, su akmadadır bildiğince.
Yatıyorum yatak, sıcak. Kalkıyorum kahvaltı, enfes. Ölürsem kabrimi kazın bayıra düze... Zamanım olursa daha, bir kaç yeri görür, bir kaç lezzeti tadarım; planlarım var öbürsü güne dair. Her şey yolunda, geleceği görebiliyorum.
Bir abam var atarım, nerede olsa yatarım. Bankada tanıdıklarım var bir de. Bilir onlar işini, abasıza söylemen dedim. Abamı atacak yer mi yok? Buyurun, işte kuzey, işte kuzey batı, işte Siyu’ların memleketi... Her şey yolunda, zira sevdiklerim arasında efendileri var efendilerimin.
Parmağımdaki ip, henüz unutmamak için değil, kuklam var ufak tefek, bir kaç. Ha sırtımdaki ipler mi, kafamdaki, kollarımdaki, bacaklarımdaki hatta midemdeki? Yok canım bağlı değilim hiç kimseye. Kuklacım inatla söyledi, her şey yolunda.
İnandım iman ettim. Yalnız, bir çiçekle ibadet olmaz, dedi Sahip. Ver çiçeği kurbana, beslensin, dedi. İnat işte, karşı durabiliyorum bakın Sahip denen yaramaza, her şey yolunda.
Yolar ki, asfalttır, çiçeği nedeyim. Çamuru nedeyim. Haritamın bir kenarı denizdir, bir kenarı daha, bir kenarı daha. Öbür yanını sormayın ama, oradan öte yol var mı bilmem daha. Bu da geçer yahu! Yol/iz bilmesem de her şey yolunda.
Yol açarım, yol alırım, yol/yordam bilirim; yol gösterene yolunu şaşırtacak gücüm var epey, yolumu bulmuşum ben. Yolcuyum, yoldaş istemem ekmeğimi bölecek. Her şey yolunda, merak buyurmayın, yol kesene yolluk bulunur vicdanımda.
Şışş... çevir kazı yanmasın! Her şey yolundayken yol uyanmasın.
Her şey yolunda, henüz yağmur çatıma yağıyor...
Yolunda her şey, oturduğum topraklarda ne eksen biraz bitiyor ama eken yok. Yine de her şey yolunda.
Tam 450 milyon emekli maaşım var ve ben zor geçiniyorum yine de her şey yolunda, önümü kesen yok.
Of, kafa ütüleyen adamlar! İşte, bize zararı var mı demir kuşların? Balkonuma attığım yarım ekmekleri gagalayan serçelerim de var üstelik, her şey yolunda.
Bir türkü tutturabiliyorum, dünden kalma. Yarına umudum varmış yokmuş, bırakın bunları, şimdilik her şey yolunda.
Her şey yolunda, bu topraklar daha kaç cesedi saklar kokmadan. Ki, ölen ölür, kalan sağlar derdimizdir. Olsun, her şey yolunda.
Her şey yolunda, kim ne halt ediyor seçebiliyorum, bütün renkleriyle hem de. Kim, kime ne yapabilir tahmin edebiliyorum, haberim var yani haber verildiği kadarıyla. Gerisi önemli değil, her şey yolunda.
Yaşım kaç olursa olsun, kim olursam olayım, bilirim ki bütün insanlar ekmek düşmanıdır. Düşmanıma karşı koyacak gücü kendimde bulamazsam, belki birazını paylaşırım ekmeğimin, epey var daha. Kaygıya gerek yok hâlâ, her şey yolunda.
Her şey yolunda, bakınız yollar araçlarla dolu, bu gün pazar ve düğünler oluyor. Bu demektir ki, her şey yolunca gidiyor. Giden gider, gelecek, bir sonraki cumadan itibaren başlar, her şey yolunda.
Kulların, hakimiyeti kaygısız tasasız kime nasıl devrettikleri değil önemli olan. Önemli olan hakimiyetin devamıdır; keyfimin gıdasını temin etmiş bir barbar, ne umurum, her şey yolunda.
Bakarsın bahar gelmiş, bakarsın yaz. Bakarsın kış olur, bakarsın sonbahar... Günler deveran edip gitmede, sana ne, bana ne, ona ne... çiçekler kanla sulanmışsa; su da vardı hâlbuki. Her şey yolunda, su akmadadır bildiğince.
Yatıyorum yatak, sıcak. Kalkıyorum kahvaltı, enfes. Ölürsem kabrimi kazın bayıra düze... Zamanım olursa daha, bir kaç yeri görür, bir kaç lezzeti tadarım; planlarım var öbürsü güne dair. Her şey yolunda, geleceği görebiliyorum.
Bir abam var atarım, nerede olsa yatarım. Bankada tanıdıklarım var bir de. Bilir onlar işini, abasıza söylemen dedim. Abamı atacak yer mi yok? Buyurun, işte kuzey, işte kuzey batı, işte Siyu’ların memleketi... Her şey yolunda, zira sevdiklerim arasında efendileri var efendilerimin.
Parmağımdaki ip, henüz unutmamak için değil, kuklam var ufak tefek, bir kaç. Ha sırtımdaki ipler mi, kafamdaki, kollarımdaki, bacaklarımdaki hatta midemdeki? Yok canım bağlı değilim hiç kimseye. Kuklacım inatla söyledi, her şey yolunda.
İnandım iman ettim. Yalnız, bir çiçekle ibadet olmaz, dedi Sahip. Ver çiçeği kurbana, beslensin, dedi. İnat işte, karşı durabiliyorum bakın Sahip denen yaramaza, her şey yolunda.
Yolar ki, asfalttır, çiçeği nedeyim. Çamuru nedeyim. Haritamın bir kenarı denizdir, bir kenarı daha, bir kenarı daha. Öbür yanını sormayın ama, oradan öte yol var mı bilmem daha. Bu da geçer yahu! Yol/iz bilmesem de her şey yolunda.
Yol açarım, yol alırım, yol/yordam bilirim; yol gösterene yolunu şaşırtacak gücüm var epey, yolumu bulmuşum ben. Yolcuyum, yoldaş istemem ekmeğimi bölecek. Her şey yolunda, merak buyurmayın, yol kesene yolluk bulunur vicdanımda.
Şışş... çevir kazı yanmasın! Her şey yolundayken yol uyanmasın.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)