23 Temmuz 2026

Mehmet Çağırkan

 Üç Kuşak Ulu Cami’de Bir Ömür: Mehmet Çağırkan Hocamızın Aziz Hatırası

Toplumların hafızasını diri tutan, şehirlere ruh katıp kimliğini oluşturan en önemli değerler; o topraklarda ömrünü hizmete, iyiliğe ve samimiyete adamış insanlardır. "Güzel İşler Güzel İnsanlar" serimizin bu özel bölümünde; sesiyle, duruşuyla ve nezaketiyle Tavşanlı halkının gönlünde müstesna bir yer edinen Tavşanlı Ulu Cami eski İmam Hatibi Mehmet Çağırkan Hocamızı konuk ettik.

Dededen babaya, babadan oğula geçen ve Ulu Cami’nin kubbesinde yankılanan tam üç kuşaklık bu kutsal hizmet yolculuğunu, Hocamızın samimi anlatımıyla tarihe bir not olarak düştük.

Dede Mirası, Baba Vasiyeti ve Kendini Dine Adanmış Bir Hayat

Mehmet Çağırkan Hocamız, 1946 yılında Tavşanlı’da doğmuş. Sülalesinde "Çerkez Hafız" olarak bilinen dedesinden ve hem sıhiye hem hafız olan babasından devraldığı bu hizmet bayrağını tam 42 yıl 11 ay boyunca büyük bir aşkla taşımış.

Çocukluğunda arkadaşları gibi sokakta simit veya gazete satmaya özenirken babasının söylediği o laf, ömrünün pusulası olmuş:

"Sen kendini dinine adayacaksın. Senin dinden, hizmetten başka bir gayen olmayacak..."

İşte bu şuurla büyüyen Mehmet Hocamız, ilkokul yıllarında arkadaşlarıyla okul bahçesinde kıldığı Cuma namazlarından, Konya ve Balıkesir’deki zorlu İmam Hatip yıllarına kadar hayatını bu ideale adamış.

Tren Kazalarından Yalnız Kalınan Yollara: Bir Azim Hikâyesi

Hocamızla sohbetimizde, geçmişin zor ama bereketli günlerine yolculuk ettik:

  • İlk Adımlar: Tavşanlı’dan İmam Hatip eğitimi için dışarıya ilk çıkan 6 gençten biri olması, kasaba halkının onları dualarla ve gözyaşlarıyla tıpkı hacı uğurlar gibi Konya’ya uğurlaması...

  • Unutulmaz Bir Mucize: Konya dönüşü soğuk bir kış gününde geçirdikleri tren kazası ve cebinde beş parasız Kütahya’da çaresizce kaldığında, bir Cami kapısında dayısıyla karşılaşmasıyla yaşanan o mucizevi an...

  • Kürsüye ve Mihraba Sevdalı Bir Usta: Yüksek İslam Enstitüsü’ne gidip müftü veya öğretmen olmak yerine, sırf hafızlığını kaybetmemek ve Tavşanlı’dan kopmamak adına mihrabı ve müezzinliği tercih etmesi...

Pazar Camii’nde başlayan, Almanya’da 6 yıl süren gurbet görevleriyle pekişen ve nihayetinde ömrünün en olgun yıllarını adadığı Ulu Cami’de taçlanan bu 43 yıllık kamu hizmeti, bir meslekten ziyade adanmış bir aşktı.

"Doyamadım Bu Mesleğe..."

Mehmet Hocamız geçirdiği sağlık sorunlarına, ameliyatlara ve ilerleyen yaşına rağmen; görevine ve hizmete olan tutkusunu şu kelimelerle ifade ederken gözlerimiz doldu:

"Ben mesleğimi çok sevdim. Doyamadım, doyamadan da gideceğim herhalde..."

Programın sonunda o gür ve dingin sesiyle okuduğu Kur'an-ı Kerim tilaveti ve "Ey Yolcular Yol Muhammed'in Yoludur" ilahisi, gönüllerimizde derin izler bıraktı.

Eski Tavşanlı’nın mahalle kültürünü, manevi iklimini ve adanmış bir ömrün hikâyesini dinlemek isterseniz, bu kıymetli söyleşiyi mutlaka izlemenizi öneririm.

📖 Söyleşinin Tamamını İzlemek İçin: Üç Kuşak Ulucami'de Görev: Mehmet Çağırkan

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder