28 Şubat 2015

DOSTNAME-XXV (Gözyaşlarıyla Ciltlenen Satırlar)

Osman Said DEMİRYILMAZ     GÖZYAŞI İLE CiLTLENEN SATIRLAR

Sevgili Dostum,                                                     28 Şubat 2015

Bu okuyacağın satırlar, bir gözyaşı külliyatına vesile olmak veyahut okurken ıslanmış yanaklarda gözyaşıyla ciltlenip bir küçük kitapçık oluvermek dileğiyle yazılmıştır.


O da diğerleri gibi bir imtihana tabi tutulmuştu, hem de çetin bir imtihana… Hayatın kuşattığı bir alemde mücadele ediyordu nefsiyle ve nefsine hükmedemeyenlerle! Zeka ne kadar güçlü olursa da, ancak ruh ile açılabilirdi bu sandığın kilidi.
Ağlayan bir kitap duymuş muydunuz hiç hayatınızda? Okumuş muydunuz hiç, bir damlanın satırlara düşmemiş külliyatını? İşte bu kilitli sandığın sahibi bu külliyatı yazıyor kaç zamandır!

17 Şubat 2015

KIRK

KIRK
Mustafa Uysal
40 yaşıma girdiğim gün (2015) kendime bir hediye vermeyi düşündüm. (Doğum günü geleneğinden çok uzak biri olarak saçma geldi ama olsun.)
Hediye olarak, yıllarca okuduğum ve anlamaya çalıştığım Kur'an'dan bir parça seçtim. 40. Sure. Bu sureyi bir yıl boyunca okuyayım, tefsirlerine bakayım, inceleyeyim, hakkında yazılmışları okuyayım, ne bulursam en derinine kadar inceleyeyim. En güzeli de bu sureyi yıl boyunca aslından dinleyeyim. (Araç mp3 çalar.) Neredeyse ezbere yaklaşsın hatta ezberleyeyim. Bunca yıl boşa geçmiş olmasın en azından ve bu bir kırılma noktası olsun. Bundan sonra geriye baktığımda aklımda kalacak olan güzel bir şey olsun. Allah'a hamd olsun, şimdi diyorum ki, iyi ki böyle bir şey yapmışım. Bir sure bile olsa sürekli ama sürekli onunla meşgul olmak çok güzel bir şey.
Henüz iki ay bile dolmamışken Kur'an'la daha çok irtibatım var artık. Bu vesileyle dua ediyorum, Kur'an'ı daha çok sevdirmesi için. Bundan sonra da değişik surelerle devam edeyim istiyorum. Belki artık bir yıl değil ama uzunca bir süre derinlemesine ilgileneyim istiyorum. Ailem de aynı sureyi dikkatle takip ettiler benden görerek. Ailece Mü'min (Ğafir) suresi ile irtibat kurduk ve farkına vardık.
Bu hediyeyi kendime ben vermemişim Allah vermiş gibi hissediyorum ve mutlu oluyorum. Belki salih amel değil güzel amel (hasenat) ama diğer insanlara da bu surenin yansımalarını aktardığımı gördükçe salih amele de dönüşeceğini düşünüyorum.
Buraya yazmamın sebebi de belki bu doğru bir şeydir ve bir usul olarak takip etmek isteyen çıkar, diye. 


(Ahkaf) 46/15:
Biz insana, ana-babasına iyilik etmesini tavsiye ettik. Annesi onu zahmetle taşıdı ve zahmetle doğurdu. Taşınması ile sütten kesilmesi, otuz ay sürer. Nihayet insan, güçlü çağına erip kırk yaşına varınca der ki: Rabbim! Bana ve ana-babama verdiğin nimete şükretmemi ve razı olacağın yararlı iş yapmamı temin et. Benim için de zürriyetim için de iyiliği devam ettir. Ben sana döndüm. Ve elbette ki ben müslümanlardanım.

27 Ocak 2015

UMUT


Seninle Benim Aramda Fark Var Umut
Araştırmacı-Yazar Ali Rıza Soyaslan’ın kaleme aldığı ’Seninle Benim Aramda Fark Var, Umut’ isimli kitabı çıktı.
Gonca Yayınlarından çıkan eserin önsözünde şunlar yer alıyor; "Kalk. silkelen, kendine gel! Umutsuzluğa sarılma, umutsuzluk şeytandandır! Ümit etmek Allah'tandır!" Ne güzel söylemiş Şems-i tebrizi...
Umut dolu olmalı bir Müslüman. Yaşantısındaki her alana pozitif mutluluklar saçmalı. Müslüman ile diğer dinlere mensup insanlar arasında fark olmalı. Bu fark umut olmalı. Engellilerin dünyası ise bambaşka. Seninle benim aramda fark var, Umut diyorlar. Her alanda Başarılılar...

Şükür hâlindeler. Engelli kardeşlerimizin dünyalarına girdikten sonra başarının ne demek olduğunu gördüm. Var olana şükür etmenin anlamını öğrendim.

Hz. Mevlana ne güzel söylemiş:

20 Aralık 2014

NEY ve KÜLTÜR

NEY ve KÜLTÜR
Mustafa Uysal
Ney dini özellik barındırır da niçin saksafon sekülerdir?
Örneğin Kuzey Amerikalı bir Siyahi Müslüman olsa...
Ney dini müzik için daha uygundur, deseniz... Saksafonun nesi var, diye düşünür.
Demek bunlar hep kültür unsurları. Dine aitmiş gibi kodlamamak lazım zihinlerde.
Tamam neyle ilgili tonla güzel yorum vardır, ruhi tarafı olduğu falan da söylenir... Söylenir... Hatta bunu güzel bir adam da söylemiş olabilir. Yine de bu, neyi dine dahil etmez. Sadece kültürün bir öğesi olur.
Ney dinlerken ilahi bir hava hissediyor olabilirsiniz, olur öyle.
Ney de dinleseniz saksafon da dinleseniz sonuçta "Müzik" dinlediğinizi bilin ve herhangi bir dine yamamamaya dikkat edin. Müzik iyidir, değil. Güzel müzik iyidir, keyfini çıkarın Kur'an'dan arta kalan vakitlerde.






23 Kasım 2014

BÜTÜNLÜK

BÜTÜNLÜK

Mustafa Uysal

Biz mi doğru anlıyoruz yoksa gayri müslimler mi doğru anlıyor?
Biz Müslümanlar, yeni veya ilginç bir şeyle karşılaştığımızda yahut alıştığımız ve içeriğini bilmediğimiz bir şeyle karşılaştığımızda şu ayeti hatırlıyoruz: "Nahl 40: Biz, bir şeyin olmasını istediğimiz zaman, ona (söyleyecek) sözümüz sadece "Ol" dememizdir. Hemen oluverir."

Oysa gayri müslimler, böyle bir durumda durup düşünüyorlar, nasıl olmuş, neden olmuş, neden böyle oluyor, bir yasası var mı, biz de yapabilir miyiz acaba, iyice araştırmalı bunu, gibi bir tavır takınıyorlar. Sanki onlar "Casiye 13:  Elbette bunda düşünen bir toplum için ibretler vardır." ayetine ve benzer ayetlere uygun davranıyorlar.

Şimdi soruyorum, hangimizin tavrı doğru olan? Biz daha hangi durumda hangi tavrı takınacağımızı mı bilmiyoruz yahut işin kolayına mı kaçıyoruz? Oysa ilk devirlerde Müslümanlar daha meraklı idiler. Daha çok araştırıp daha çok düşünüyorlardı ve "Rum 37:  Şüphesiz imanlı bir kavim için bunda ibretler vardır." ayetinin gereğini yerine getiriyorlardı.
Bizim bu tavrımız kolaycılıktır, umursamazlıktır ve işine geleni almaktır. Vahye bir bütün olarak bakmadığımızı gösterir. Aynı şekilde gayri müslimler de vahye bir bütün olarak bakmazlar. Onlar da işlerine geleni alırlar.
Can alıcı soru: Onlarla aramızdaki fark ne o zaman?

19 Kasım 2014

Yazarımız İSMAİL FAZIL ATABAY'ın 3. kısa filmi...

'HU'ZUR -- kısa film -- İsmail Fazıl Atabay

senaryo ve yönetmen : İsmail Fazıl Atabay
yapımcı : Mustafa Uysal
oyuncular : Ali Çetin, Umut Çetin
set sorumlusu : Özkan Coşkun
yapım : EDEBYA

 

 

25 Ekim 2014

Aşure Yemek Demek

Aşure Yemek Demek
Mustafa Uysal
Yemek dağıtarak yani bu vesileyle, şey işte aşure veriyoruz komşulara fena mı...
Aslında dinimiz de...
Hediyeleşiyoruz. Dini günlerimiz de önemli bir yerde.
Aşurenin tadı güzel aslında bize pekçok kötü şeyin anısını taşıyor olabilir.
Gemide yaptılardı ya hani...
Dini günlerde yapmak lazım belki. Kutsal yemek olmaz tabi de yani aramızda bak, dostluk falan...
950 sene hiç durmadan mücadele etmiş tabi Nuh, aşure de yapmış arada.
Ne bileyim sıcak sıcak aslında güzel de oluyor.
Dini günlerde... Dini gün derken yani hani nereden dini olduğunu da pek bilmiyorum sanki.
Neyse önemli bu aşure. Ekonomi canlansın, din canlansın, kardeşlik işte şey... Komşular hem... Diyeceğim aslında...

11 Eylül 2014

Toplumsal Fedakarlık

Ada Mahallesi Muhtarlığının düzenlemiş olduğu etkinlik 10 Eylül 2014'te Hayırlı Hizmetler Vakfı'nın eğitim binasında gerçekleştirildi. Şair, yazar ve araştırmacı aynı zamanda Muhtar Halil Oral'a mahallesi için gösterdiği duyarlılığa teşekkür ederiz.
























02 Eylül 2014

DOSTNAME-XXIV (Son Yaprak)

Osman Said DEMİRYILMAZ                                  SON YAPRAK

Selam sana vefakâr dost,                                   02.09.2014

Sana bugün farklı bir günden sesleniyorum. Yıldızlar bir başka sanki bu gece… Adı vefa denilen bir gemideyim sanki. Dostanmenin öbür ucunda sen varsın, heyecanım ondan. Sanma insanın dostuna ulaşmasının mutluluğundan daha ötesi yok. Belki bu paylaşım daha güzel yazılabilir ama duygularım daha güzel yaşanamaz bu gece. Seni sende buldum yine. Nokta konmamış bir Dostnamede rastladım sana. Satırların arasında sakladığım, hatıralarımı paylaşma fırsatı geçti yine elime. Ama bu kez farklı, bir başka sanki.

26 Ağustos 2014

DOSTNAME-XXIII (Elifce)

Osman Said DEMİRYILMAZ                            ELiFCE

Yüreği sevgiyle dolu, Kahraman dostum,                  26.08.2014

Hep insanlar mektuplarda kendilerinden veya çevresindekilerden bahsederler. Ben de sana bu Dostnamede birinden bahsedeceğim; Tıpkı senin gibi,  yüreği sevgi dolu ve kahraman birinden. Onunla üniversitenin kapısında tanıştım yıllar önce. Sen de şimdi tanıyacaksın onu!
Adı Elif. Tıpkı dik duruşu gibi, ismi ile müsemma denir ya hani. Üniversiteye ilk geldiğimiz günlerde dikkatimi çekmişti kapıda bekleyen ve yargılayan gözlerle etrafını süzen o masum hicabî çehre. Birkaç kez, her geliş, gidişimde rast geldi gözüm, ama ne yaptığını çözememiştim önceleri...

12 Ağustos 2014

DOSTNAME-XXII (Üç Sevgili)

Osman Said DEMİRYILMAZ                         ÜC SEVGiLi

Merhaba benim sevdaya sevdalanmış dostum,                             12.08.2014

Ruhumu sızlatan, değişik duygulara karışmış manevi iklimleri hissetim bu Dostnameye başlarken.
Sana üstadlık edemeyeceği söylemiştim hatırlar mısın? Yanılmamışım. Bizden üstad değil olsa olsa üsved olur. Bendeki ufak değişimleri gözlemlemeye çalışıyorsun. Oysa kâinatın bile saniyede milyonlarca kez değiştiğini düşünürsek, bendeki değişimlerin bir hiç hükmünde olduğunu göreceksin! Rabbimin ihsanı büyüktür. Bize ne bahşederse onu yaşarız.

11 Ağustos 2014

Süleyman Ceylan İlahiler

Süleyman Ceylan
Süleyman Amca, 90 yaşında. Tavşanlı ilçesi Balıköy Beldesinde yaşıyor. Güzel ilahiler biliyor ve gençliğinden beri söylüyor. Çoğu ilk kez duyacağınız ilahiler. Ondan bir hoş sada kalsın istedik ve kaydettik.
Edebya Film




02 Ağustos 2014

KAN İÇİNDE BİR/BİN GECE


















KAN İÇİNDE BİR/BİN GECE
Mustafa Uysal / 020814

Biz Müslümanlar yıllardır kan ve gözyaşı ile yaşıyoruz…

Bir ramazan ayı daha kan ve gözyaşı ile geçti. Her gün parçalanmış cesetler, kan revan içinde çocuklar görüyoruz. Üzgünüm, üzgünsünüz…

Güçlü ve adil bir ümmet eyle bizi Allah’ım.

Dün gece sabah namazına yakın çocukların paniklemesi ile uyandık. 5 yaşındaki oğlumun yatağı, kendisi, yerler, her yer kan içindeydi. Beyaz atleti kandan kırmızıya dönmüştü. Elleri, yüzü tanınmayacak kadar kandı…

29 Temmuz 2014

DOSTNAME-XXI (İffet)

Osman Said DEMİRYILMAZ                 iFFET

Benimle beraber gaflet uykularından uyanan dostum,                  29.07.2014
Bazen insan farkına varmaz yaşadıklarının onu nereye götürdüğünü. Sarılır bildiği birkaç şeye, kapılır akıntıya durduramaz kendini. Artık uyanma vakti; gaflet uykusundan akıntıya kapılıp başıboş yaşamaktan uyanma vakti. Sen de gel dostum bugün İffet konusunu konuşalım senle… O kadar tanıdığım insan var ki kapılıp akıntıya iffetlerini unutan! Sen ben ve bu satırları okuyanlar, kapılmasın iffetsizlik akıntısına, uzaklaşmasınlar iffet kıyılarından!

24 Temmuz 2014

Güncel Şeyler

Güncel Şeyler

Mustafa Uysal
-Tavşanlı Belediyesine bir teşekkür ile başlamak istiyorum: Bu yıl Ramazan eğlencesi yapmadıkları için teşekkür ederim. Ramazanı idrak adı altında İslamın ruhuyla bağdaşmayacak hatta Ramazana hiç yakışmayacak şeyler yapan belediyeleri görüyoruz ve bu teşekkürü hak ettiğinizi biliyoruz. 
Yalnız, Kanaltürk iyi fikir değil. 
-Önemli bir uyarı!
Geçen bayram sevinci o kadar çok abarttık ki toplum olarak, tam 5 kişi havaya açılan ateşten ve konvoylardaki trafik kazalarından öldü. Bunları yapmayın lütfen. Tamam bayramdır, seviniriz ama insan gibi sevinmek lazım. Balkondan ateş açınca, kalabalık içinde havaya ateş açınca, konvoy yapınca daha mı çok bayram oluyor? Yapmayın böyle! Ramazan bayramını kana bulamayın, sevincinizi lütfen biraz da içinize saklayın, o kadar çok seviniyoruz ki toplum olarak dışarıdan bakan birisi, topluca cinnete uğradığımızı

20 Temmuz 2014

PROTESTO YETERSİZ Mİ?

PROTESTO YETERSİZ Mİ?
Mustafa Uysal
Boykotları, protestoları anlamsız ve yetersiz bulanlar... Siz hiç kımıldamadan ve hiç zihninizi yormadan yani şimdi buradan, sadece kıçınızın üzerinden AKIL veriyorsunuz, öyle mi?
Bir olay oluyor, insanlar çaresizce ne yapacaklarını düşünüyorlar. Ellerinden bir şey gelmiyor. Yapabilecekleri dua var. Dua ediyorlar. Duanın eylemsiz yetmeyeceğini de biliyorlar. Küçük şeyler buluyorlar. O küçük şeylerden birisi, arkadaş arasında konuşmak, birisi sosyal medyada yazma, birisi meydanlarda protesto etmek, birisi malları boykot etmek...
Daha ne yapsınlar?
Bu soruyu cevaplamak için kafa yormak gerekiyor. Kafa yorması gerekenler ve sorumluluğu bulunanlar kravat takıp "Colayla falan olmaz bu işler." deyiveriyor. Şimdi paramparça cesetleri ve büyük haksızlıkları gören bu insanlar ana avrat sövsünler mi,

19 Temmuz 2014

ORTAK AHMAKLIK

ORTAK AHMAKLIK

Mustafa Uysal
Protesto edilen: İsrail
Protesto sebebi: Gazze'deki Müslümanları öldürmek.
Davetliler: Bütün Müslümanlar.
Organizatör: Yerine göre değişir. X diyelim.
...
18 Temmuz 2014 Cuma...
Yok, hayır bu tarihi bir yere yazmayın. Bu bahsedeceğim şeyler hep olan şeyler.
Hiç bir kuruluş teşkilatını alıp gelmemiş. Sadece temsilcilerini alıp gelmişler. Hani sorarlarsa "Sizin grup yoktu?" diye, cevap verebilsinler. "Ben vardım ya!" Evet, siz vardınız ve asla kendi etkinliğiniz gibi umurunuzda değildi. Teşkilatı yığmamışsınız mesela meydana. Siz, Hocam, mesela cemaati dökmemişsiniz meydana. Siz, paşam sizinkilere haber bile vermemişsiniz. Kollarını havaya kaldırıp göğü

08 Temmuz 2014

DOSTNAME-XX (Yusuf'un Gömleği-2)

OsmanSaid Demiryılmaz                 YUSUF’UN GÖMLEGi-II

Ey kendinde beni gören ama yanılmayan dost,                                 08.07.2014

Ben sana yazdıklarımı süslüyorum ya senin zihnideki yazdıkların benim satırlarımın süsü olmuş. Manevi iklimlerde savrulmuş, yerine bulmaya çalışan bir karmaşık duygular yumağını hissettim. Biraz üzüldüm, beni yanlış anlamandan korkmuştum. Ben sana anlatıyordum ya Yusuf’un hikâyesini sen bana Züleyha’nın gözünden gösterdin Yusuf’un yaşadıklarını… Paha biçilmez dersler verdin bana!
Dinini bilen bir müslümanın ilk fark ettiği O’nu (c.c) sevmenin değeridir. Sonra duyguları yerine aklı ile, hayalleri yerine gerçek ile, nefsî düşünceler yerine kalplerdeki billûr hasletler ile yaşamayı öğrenir.

01 Temmuz 2014

DOSTNAME-XIX (Yusuf'un Gömleği)

Osman Said DEMİRYILMAZ                YUSUF’UN GÖMLEGi
Merhaba teknolojiler yüzünden uzak kaldığım dost,                       01.07.2014

Keşke her şey bir merhaba demek kadar kolay olsa. Sana bir kelimeyle anlatabilsem her şeyi ve sonra başka kelimelerle boğuşmadan “hoşça kal” deyip bitirsem cümlelerimi. Bu sana yazmaya düşündüğüm ama belki de yüzüncü kez vazgeçtiğim mektuplardan biri, bir samimi Dostname! Nasıl affettireceğim kendimi bilemiyorum. E-mail, SMS derken uzak kaldım kalemlerimden… Sana yazmaktan! Dostnamelerde buluşmaktan! Bir dostun yazdıklarını paylaşacağım seninle, dostumun affına sığınarak ve biraz düzenleme yaparak.

16 Haziran 2014

Pasif İyiden Aktif İyiye - MİNİ ÖZET

 Pasif İyiden Aktif İyiye - Mustafa İslamoğlu
(MİNİ ÖZET)
160614
-Talep etmeyene nasip olmaz. "Nasip meselesi." diyenler, pasif iyilerdir.

-Kur'an daha ince tasnif yapar: Kötüler-pasif iyiler-aktif iyiler. (35/32)

-Uykusunun denetiminden çıkamayan, vahyin denetimine giremez.

-"Hidayet Allah'tandır." diyerek oturup bekleyen atıl akla bir uyarıdır bu: Hidayet Allah'tansa talep etmek de sendendir. İstemeyene hidayet yoktur. Hidayet, ilahi rehberlik demektir. Rehberlik yol göstericiliktir. Yolcu olmayana yol gösterilmez.

-Damlasın, denize karış ki, ben denizim, demeye hakkın olsun.

-Pasif iyinin aklı, iradesi ve vicdanı da pasiftir. Akıl, irade ve vicdan pasifse yok hükmündedir. Aklı olmayana deli derler. Aklı olup da kullanmayana akılsız derler.

13 Haziran 2014

Eskitilmiş Tavşanlı

Yaşadığımız şehri eskitiyoruz...
Deneysel ve eleştirel bir bakış.
HD izleyebirlisiniz, ne değişir bilmiyorum ama :)



Edebya Film
www.edebya.com