29 Nisan 2008

PARÇALI BULUTSUZ

PARÇALI BULUTSUZ
Bir gün, birisi, “Bana bir kelime söyle ama ilk aklına gelen şey olsun.” dedi. O günden sonra hiç konuşmadım. Hala kelimeleri geveliyorum.
*
İhtiyar, elindeki tespihin tanelerini yere saçtı. Toplamak için yardım etmedim ve artık bir tespihim olsun istemiyorum.
*
Gölgeler asfalta düştü, rüzgar ılık havayı bağrıma üfledi; karnım açtı ve uykuya ihtiyacım vardı. Ben kışa özlem duydum.
*

Pencereyi açtım, başımı gökyüzüne çevirdim. Maviyi gördüm. Denizi de bilmem pek, aklıma sonsuzluk geldi. Mavinin ardındaki karanlıktan ürktüm, pencereyi kapattım. Keşke biraz bulut olsaydı.
*
Oyuncaklarını parçalayan çocuklara özenirdim. Meğer onların başka oyuncakları da varmış.
*
Rüya görmeden uyandığım günlerin hesabını tutmaya başladım. Fark ettim ki, artık daha az yaşıyorum.
*
Sokakta gördüğüm bütün insanların benden daha keyifli olabileceklerini hesap ederek gülümseyebiliyordum. Keyfimin yerinde olduğu günler, hiç sokağa çıkmamalıyım belki de.
*
Arada bir durup ellerime bakıyorum. Evire çevire inceliyorum onları. Başka zaman hiç farkında olmadığım bu utangaç şeyler, ben bakınca titriyorlar.
*
Bir ağacım olsun istiyorum. Ardından onun toprağa olan ihtiyacını hatırlıyorum. Bir avuç toprakta ancak güzel çiçekler yetişiyor. Çaldığım toprakların hesabını nasıl vereceğim, penceremi açıp çiçek kokularını sokağa salarak mı?
*
Bir kuzuyu sevmek istediğim zaman, mevsim geçmiş oluyor. Kocaman koyunları okşamak, çobanın sayma güdüsünü harekete geçiriyor. Uyumakla, çimenlerde yuvarlanmak ayrı şeyler oysa.
*
Bir bardak suyu içebilmek için çölü tahayyül etmek lazım geldiğini ancak suyun içinde idrak ediyorum. Bu, benim için ne yüce bir ilimdir.
*
Fısıltıyla konuşan iki insanı görünce ürperiyorum. Tek başına fısıldayan biri için bu, çok görülmemeli. Belki son duamı mırıldanıyorumdur.
*
Şimdi, buğdaylar sararmaya başlamıştır. Bir dut ağacının dibinden sarı denizler seyretmek nasıl da haz verir insana. Gözlerimi kapıyorum, gök başaklara dokunuyorum. Az sonra onlar da sararmış olacaklar.
*
Bir kalem bulduğum zaman ona, neler yazdığını soruyorum.
*
Bir zarfım olursa, bir dostum da oluyor epey zaman sonra.
***

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder